Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3419 K.2025/535

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3419 📋 K. 2025/535 📅 11.02.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3419 E.  ,  2025/535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/417 E., 2023/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istekli, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, taraflara tebligat yapıldığı halde gelen olmadığı anlaşıldı. İncelemenin dosya üzerinden yapılmasına, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; çekişmeli 112 ada 10 parsel sayılı taşınmazın müşterek kök muris ... Sine’den intikal ettiği iddiasıyla miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlardır.
II.CEVAP
Davalı ...; çekişmeli taşınmazın muris tarafından kendisine hibe edildiği ve hibe suretiyle zilyetliğin teslim edildiğini savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek murisi ...’den intikal ettiği, adı geçenin ölümüyle tüm mirasçıları tarafından terekesinin paylaşıldığı, paylaşım sonucunda çekişmeli taşınmazın davalıya isabet ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda mahalli bilirkişi ve tanıkların birbiri ile uyumlu beyanlarına göre ortak muris ... Sine'nin sağlında dava konusu taşınmazdaki zilyetliğini davalıya devrettiği, muris öldükten sonra da mirasçıların bu kullanıma ... gösterdikleri, tespit tarihine kadar taşınmazın fiilen bu şekilde davalı tarafından kullanıldığı, bu nedenle davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmazın değerinin 158.372,00 TL olduğu, davacılar miras hisseleri oranında adlarına tescil talep ettiklerine göre dava değerinin 128.677,00 TL (13/16 üzerinden hesaplanan) olarak hesap edilmesi gerektiği, bu değer üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerekirken taşınmazın tamamı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin ise hüküm yerinde gösterildiği şekilde sayım ve dökümünün yapılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin kamu düzenine ait olmayan işlerde tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olduğunu, eldeki davanın kamu düzenine ait olmadığını, davalı tarafça dava konusu taşınmazın bağışlama neticesinde edinildiği iddia edilmesine rağmen Mahkemece, dava konusu yerin taksim sonucunda davalıya kaldığı ve bunun taraflarca bilindiğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini, taksime ilişkin yazılı ya da sözlü olarak bütün mirasçıların bir araya gelerek anlaşma sağladıkları herhangi bir sözleşme olmadığını, davacı ...’nin dava konusu taşınmazı kiralamış olmasından dolayı söz konusu taksim işleminden davacıların haberdar oldukları yönündeki gerekçenin isabetsiz olduğunu, dosya içerisine giren kiralama işleminin taraflarının davalı ve davacılardan Sevdiye olduğunu, diğer davacıların söz konusu kiralama işleminin tarafı olmadıklarını, bu nedenle böyle bir durumun varlığını diğer davacıların bilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu kiralama sözleşmelerinin ve tarımsal destekleme evraklarının dosya içerisine alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, dinlenen tanıkların anlatımlarının birbirleri ile çelişkili olduğunu, bu nedenle tanıkların ifadelerini bir arada ve aynı yönde değerlendirmenin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğunu ve bu hususun tashih şerhiyle düzeltilmeye çalışıldığı, kararın gerekçesinin sadece üç gün içinde yazıldığını, eksik ve acele karar verildiğini ve eksikliğin giderilmesi için bu kez 24.11.2020 tarihinde ek karar adı verilen bir belge tanzim edildiğini ve usule vakıf olmamaktan dolayı bir kez daha hak ihlali yapıldığını, gerekçeli karar ile kısa karar arasında bir çelişki hasıl olduğunu, hangi davacı için hangi nedenle davanın ret edilmiş olduğunun gerekçede yazılması gerektiğini, usulde esaslı hatalar olduğunu, davacının miras sebebine dayanması ve davalının da miras sebebini kabul edip bilahare taksim yahut benzeri bir hususa dayanması halinde ispat yükünün artık davacıda değil davalıda olduğunu, kadastro tutanaklarının mirasçılar arasındaki taksim sebebine dayalı olduğunu, tutanaklar ile davalı tarafın beyanının çeliştiğini, bu durumda taksim olgusu üzerinde tahkikat yapılması ve taksimin hangi şekilde yapıldığı, kime hangi yerin kaldığı, eğer hisse almayanlar varsa bunların mukabil olarak ne karşılık aldıklarının tüm tutanaklar getirtilip taşınmazların başında keşif icra edilerek çözümlenmesi gerektiğini, bu hususun yerine getirilmediğini ve eksik tahkikatla karar verildiğini, usuli hata olarak davacılar tarafından sadece hisseleri nispetinde tapu iptali ile tescil talep edilmişken sanki davalının tüm mülkiyet hakkı elinden alınmış gibi tüm değer üzerinden fazla vekalet ücreti taktir etmenin de yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 10 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekili ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50'şer TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davacı ... ve davacılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.