Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3288 K.2025/340

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3288 📋 K. 2025/340 📅 04.02.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/3288 E.  ,  2025/340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/177 E., 2022/2249 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/558 E., 2020/365 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünde yapılan ön inceleme sonucunda 04.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... mirasçıları ... ... vd. vekili Avukat ... ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kayden maliki olduğu 1953 ve 278 parsel sayılı taşınmazlarını satmak istediğini, önce dava dışı oğlu ... ile görüştüğünü, oğlunun parsellerden birisini kendisinin alma teklifine sıcak baktığını, diğer parsel için de oğlundan bir alıcı bulmasını istediğini, oğlu ...'in arkadaşı ... ... vasıtası ile kendisini emlakçı olarak tanıtan davalı ... ile tanıştığını, davalı ...'nün (davacının) oğlu ... ile taşınmazlar hakkında görüşürken her iki parsel için de satış işlemlerini kendisine verilecek vekaletname ile yapmayı teklif ettiğini, akabinde davalı ...'ye vekalet verdiğini, davalı ...'nün bedelin hemen satıştan sonra teslim edeceğine ikna ettiğini, daha sonra davalı ...'nün 278 parsel sayılı taşınmaz için 320.000,00 TL bedel ödemeye hazır bir alıcı bulduğunu, 1953 sayılı parselin ...'e, 278 sayılı parselin ise 320.000,00 TL ödemeye hazır olduğunu belirttiği davalı ...'ye satacağını bildirdiğini, davalı ...'nün aynı şekilde kendisini de bilgilendirip 320.000,00 TL bedel üzerinden satış onayını aldıktan sonra ..., davalı ... ve davalı ...'nın birlikte 13.11.2018 tarihinde tapuya gittiklerini, ...'in paranın ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı ...'nın babasının şu an İstanbul'da dolar bozdurduğunu, parayı akşam üzeri elden vereceğini söylediğini, zaman kaybetmemek adına davalıların satış işlemini aynı gün (13.11.2018 tarihinde) 8870 yevmiye numaralı işlem ile 13.500,00 TL üzerinden gerçekleştirdiklerini, davalıların parayı getirecekleri konusunda davacıyı ve oğlunu oyaladıklarını, daha sonra taşınmazı davalı ...'e sattıklarını, böylece davacının dolandırıldığını anladığını, davalıların işbirliği içerisinde hareket ettiğini, vekaletin kötüye kullanıldığını, davacının hileli davranışlarla kandırıldığını, davalı ...'nın taşınmazı aldığı günün hemen ertesinde davalı ...'e devrettiğini, satışın geçersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu 278 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın karar tarihine en yakın tarihte tespit edilecek gerçek değerinin şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat şeklinde ilk satış tarihi olan 13.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; taşınmazı iyi niyetli olarak satın aldığını, bedelini ödediğini, vekalet ilişkisinin o ilişkin taraflarını bağladığını, kendisini ilgilendirmediğini, tapuya güvenerek bedelini ödemek sureti ile taşınmazı satın aldığını, iyi niyetinin korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; dosya kapsamından davacının taşınmazı satış iradesi olduğu görülmekle birlikte, taşınmaz bedelinin kendisine ödenmediği beyanı ile tapu iptal ve tescil talebinde bulunulmuş ise de taşınmazın devrinde ve devre ilişkin vekalet verilmesinde herhangi bir irade sakatlığının söz konusu olmadığının anlaşıldığı, yine son malik ...'nun diğer davalılar tarafından yapılan iş ve işlemleri bilerek muvazaalı davranıştan haberdar olduğunu ispata yönelik dosya kapsamında delil ve beyanın mevcut olmadığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davalılardan ... aleyhine dava ikame edilmiş ise de davalının diğer davalılar ile ortak hareket ettiğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalılar açısından ise davalılardan ...'nün vekil sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ... tarafından ise vekil ile işbirliği içerisinde hareket edildiği, vekil tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığının bilinebilir olduğu, ... tarafından her ne kadar vekile ödeme yaptığı iddia ve beyan olunmuş ise de, bunu ispata yarar dosya kapsamında bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, yine dosya içerisinde beyanı alınan ve satış işlemlerinde davalılar ile birlikte olan ... tarafından da ... ile ...'nün işbirliği içerisinde hareket ettiğinin beyan edildiği dikkate alınarak taşınmazın tespit edilen bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı iken vekaleten önce davalı ...'ye satıldığı, onun bir gün sonra halen tapu maliki olan davalı ...'ya satarak devrettiği, dava dilekçesinde açıkça davacının kendi ve oğlunun ihtiyacı nedeniyle taşınmazı satmak istediğinin belirtildiği, davacının tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre ihtiyaç nedeniyle taşınmazı satmak istediği, satma iradesinin olduğu, iradesi doğrultusunda satış işleminin yapıldığı, ancak bedelin ödenmediği, bedelin ödeneceğine yönelik hileli davranışlarla davacıyı yönlendirerek tapuda işlem yapıldığı, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğu, her ne kadar son tapu malikinin iyi niyetli olduğu kabul edilmiş ise de davalı ... ile bu davalı arasında adi bir tarihsiz evrak düzenlendiği, bu hususun davacıyı bağlamadığı, satın alınan bir taşınmazın bir gün sonra devrinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tapuda değerin 13.500,00 TL olarak gösterildiği, bilirkişi raporuyla belirlenen bedelin çok yüksek olduğu, davalı son tapu maliki ...'nun ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir banka makbuzu sunmadığı, mevcut delillere göre davalıların işbirliği içerisinde hareket ettiği, son tapu malikinin iyi niyetli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının davasının tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulü gerektiği, istinaf sebeplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf Mahkemesince verilen kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, müvekkilinin tapuya ... ilkesi gereğince tapu kime ait ise ondan bedeli karşılığında satın aldığını, taraflar arasındaki vekalet sözleşmesine ilişkin iddiaların müvekkilini ilgilendirmediğini, davacı tarafın iddialarına dayanak olarak sadece taşınmazın bir gün sonrasında müvekkiline satılmasını gösterdiğini, gerçeklikten uzak ve soyut beyanlarda bulunduğunu, müvekkili tarafından taşınmazın bedelinin diğer davalı ...'ya ödendiği hususunun ... tarafından imzalanan ve cevap dilekçesi ekinde sundukları belge ile sabit olduğunu, bu belgede yazan bedel ile bilirkişi raporunda belirlenen bedelin aynı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu 278 parsel sayılı taşınmazının davacıya vekaleten (Çorlu 7. Noterliğinin 07.11.2018 tarihli ve 20076 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin ettiği) davalı ... tarafından 13.11.2018 tarihli satış işlemi ile davalı ...'ye temlik edildiği, onun tarafından da 14.11.2018 tarihinde satış yolu ile diğer davalı ...'ya devredildiği, 13.11.2018 tarihli resmi senette aynı zamanda davacı adına kayıtlı dava dışı 1953 parsel sayılı taşınmazın da davacının oğlu ...'e devredildiği, davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ve iradesinin fesada uğratılmak suretiyle taşınmazın devrinin sağlandığını ileri sürmek suretiyle eldeki temyize konu davayı 08.12.2018 tarihinde açtığı, dava konusu taşınmazın 13.10.2021 tarihinde 3402 sayılı Kanun'un ek 1. maddesi gereği yüz ölçüm ve cins değişikliği işlemleri ile 178 ada 61 parsel numarasını aldığı, davacının dosya temyiz aşamasında iken 10.05.2023 tarihinde öldüğü, 03.02.2025 tarihinde gönderilen veraset ilamı ve vekaletnamelere göre mirasçıları tarafından davacı vekiline vekalet verilerek davaya devam edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle çekişmeli eski 278 parsel sayılı taşınmazın ada parsel numarası değişmiş ise de (178 ada 61 parsel olarak) kararın bu şekilde infaz edilebileceği anlaşılmakla davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 12.449,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı mirasçıları vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.