Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1379 K.2023/6310

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1379 📋 K. 2023/6310 📅 07.11.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/1379 E.  ,  2023/6310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/290 E., 2021/338 K.
DAVA TARİHİ : 14.05.2015
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hak düşürücü süre yönünden kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı tarafın karar düzeltme talebi Yargıtay 1.Hukuk Dairesince reddedilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi ... tarlası mevkii 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların aile mezarlığı olarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, her ne kadar aile mezarlığı olarak tescil olmuş ise de evveliyatından beri kime ait olduğu belli olmayan ve tapu sahiplerine ait olmayan umuma ait mezarların olduğu, mezarlıkların mülkiyetinin belediyelere ait olup kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağından taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar Eda Uzunlar, Kürşat Kürtoğlu, Filiz Dündar, ... açılan davayı kabul etmiş, bir kısım davalılar, taşınmazın gerçek değeri karşılığında davacıya satmak istediklerini, taşınmazın mezarlık niteliğinde olmadığını, bir kısım davalılar, taşınmaz içerisinde üç dönümlük bir alan yönünden aile mezarlığı olması şartı ile davayı kabul ettiklerini, diğer bölümlerin mezarlık niteliğinde bulunmadığını beyan etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.02.2016 tarih ve 2015/225 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların aile mezarlığı niteliği ile davalılar adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazların aktif halde mezarlık olarak kullanılmadığı, taşınmazların üstün niteliğinin ziraat arazisi olduğu, 50 haneli yerleşim biriminin 27 yerinde aile mezarlığı bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan mezarların davalıların aile büyüklerine ait olduğu, dolayısıyla taşınmazın genel mezarlık olarak da kullanılmadığı anlaşıldığından davayı kabul eden davalıların taşınmazlarda paylı mülkiyete tabi hisseleri yönünden davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ...Mahallesi ... tarlası mevkiili 32 ve 33 parselde kayıtlı taşınmazların davalılar ..., ..., Filiz Dündar, ... adına kayıtlı hisselerinin iptali ile davacı ... adına mezarlık niteliği ile tesciline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davac tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 27.10.2020 tarih ve 2020/1837 Esas, 2020/4797 Karar sayılı kararıyla hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 23.09.2021 tarih ve 2021/6484 Esas, 2021/4560 Karar sayılı kararıyla reddine karar vermiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin; 22.12.2021 tarihli ve 2021/290 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve bu nedenle tespit dışı bırakılması gereken taşınmazlar hakkında tespit tutanağı düzenlenmiş olsa bile yok hükmünde sayılan işlemlerin 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yazılan 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığını, mezarlıkların kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerden olduğunu, Mahkeme kararının yalnızca taraflarınca temyize konu edilmiş olmasına rağmen hak düşürücü süreye tabi olmama hususu göz ardı edilerek aleyhe bozma yasağına aykırı bir şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmaz başında keşif yapılması gerektiğini, taşınmazın vergi kaydının incelenmediğini belirtip eksik araştırma ve inceleme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14üncü, 17nci maddeleri ile 12/3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin 22.06.1981 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 14.05.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; ... ili ... ilçesi ...Mahallesi ... tarlası mevkii 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlara yönelik karara karşı sunulan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.