Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3186 K.2025/9628
2. Hukuk Dairesi 2025/3186 E. , 2025/9628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1407 E., 2025/247 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma, Nafaka, Velâyet, Maddî - Manevî Tazminat
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ermenek 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/225 E., 2023/177 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı-davalı kadının aleyhine hükmedilen manevî tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince manevî tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan vakıaların, tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde taşıması zorunludur. Somut olayda, dosyada mevcut delillerden davacı-davalı kadından kaynaklanan ve davalı-davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddî bir hadisenin varlığı kanıtlanmış değildir. Davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar ise davalı-davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır. O halde, Mahkemece, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkra koşullarının gerçekleşmediğinden davalı-davacı erkeğin manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının manevî tazminat yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,
3. Davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.