Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2469 K.2025/9583

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2469 📋 K. 2025/9583 📅 06.11.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/2469 E.  ,  2025/9583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1340 E., 2024/1692 K.
DAVA TÜRÜ : Tanıma ve Tenfiz
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/68 E., 2024/381 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde ...Belediye Asliye Mahkemesinin 12 Haziran 2006 tarih, ...-P ... numaralı, 27.11.2007 kesinleşme tarihli, davalı ...'ın, davacı ... ...........'ın babası olduğunun tespitine ilişkin kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde; kararın kamu düzenine aykırı bir karar olduğunu, DNA testi yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince "Davalı taraf her ne kadar yabancı mahkemede DNA incelemesi yapılmadığını bu nedenle eldeki davanın reddi gerektiğini ileri sürmüşse de Mahkememizce yapılan değerlendirme de ilgili yabancı mahkeme kararında çocuğu temsilen kayyım atandığı, dava dilekçesinin davalı babaya tebliğ edildiği, cevap verdiği, tanıkların beyanlarının alındığı, TMK'nun babalık hükümlerine ilişkin ilgili maddelerinin uygulandığı, davalı babanın DNA incelemesi yapılması için Mahkemeye çağrıldığı ancak Mahkemeye başvurmadığı, kararın davalıyı temsil eden vekiline tebliğ edilmesine rağmen bir üst mahkemeye başvurmadığı ve bu kararın 27.11.2007 tarihinde kesinleştiği, aradan geçen süre içerisinde Mahkeme kararına itiraz etmediği, bu Mahkemede DNA incelemesinin yapılmadığına ilişkin savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gibi Mahkememizce tanıma koşullarının da ilgili yabancı Mahkeme kararı uyarınca oluştuğu" gerekçesiyle tanıma talebinin kabulüne, tenfiz talebinin ise reddine karar verilmiştir. Hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "Somut olayda; yukarıdaki açıklamalar ışığında, Yargıtay içtihatları ile tüm dosya kapsamından, yabancı mahkemede çocuğa yasal temsilci atanmışsa da, DNA incelemesi yapılmadan babalık hükmü verilmesinin kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gözetilmeksizin, davanın reddi yerine, tanıma talebi yönünden kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğü" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar DNA incelemesi yapılmadan babalık hükmü verilmesinin kamu düzenine aykırılık oluşturduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tanınması talep edilen yabancı mahkeme kararı ile taraflar arasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulandığının belirtildiği ve bu uygulama kapsamında Türk Medeni Kanunu'nun 284 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince davada kendisini vekille temsil ettiren davalı tarafa DNA testi yapılabilmesi için gerekli yasal ihtaratın yapıldığı, bu ihtarata davalının uymadığı ve DNA testi yapılması yönünde müracaat etmediği; bu itibarla davacı tarafın diğer delillerinin toplandığı ve tanıkların da beyanlarının alındığı belirtilerek davanın ispatlandığı kanaatine varılması sonucunda babalık davasının kabulüne hükmedilmiş ve karar 27.11.2007 tarihinde kesinleşmiştir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da kabul edilen sisteme göre, tenfiz hâkimince, yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Yapılacak iş yabancı mahkeme kararının tanıma koşullarını taşıyıp taşımadığının tespitinden ibaret olup bu yönde yapılan değerlendirmede de tanıma şartlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 284 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince gerekli ihtaratların da yapılmasına rağmen davalının da DNA testi yapılması için müracaat etmemesi, davalının yasal ihtaratın gereğini yerine getirmemesi nedeniyle sırf DNA testinin yapılmamış olması, başlı başına kamu düzenine aykırılık teşkil etmez. Açıklanan nedenlerle somut olayda verilen kararın Türk kamu düzenine aykırılığından söz edilemeyeceğinden ve dahi yabancı mahkeme kararının yasada öngörülen 5718 sayılı Kanun'dan doğan tanıma şartlarını da taşıdığı gözetildiğinde tanıma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.