Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3920 K.2023/6245

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3920 📋 K. 2023/6245 📅 06.11.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/3920 E.  ,  2023/6245 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/333 E., 2023/871 K.
DAVA TARİHİ : 28.05.2013
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/301 E., 2019/426 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 05.10.2022 tarihli ve 2022/3013 Esas, 2022/6413 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları ... ...’in 86 yaşında ve müzayaka halinde iken bakıcısı dava dışı Satı'nın damadı olan davalı ...’i vekil tayin ettiğini,...in de bu vekaletname ile mirasbırakana ait 12 ve 35 numaralı bağımsız bölümleri davalılara temlik ettiğini, 35 numaralı bağımsız bölümün ½ payını da ara malik sonrası...in üzerine aldığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların taşınmazları alacak ekonomik güçleri olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakanın mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Aşamada dava, mirasbırakanın terekesine atanan temsilci temsilci tarafından takip edilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., zamanaşımının geçtiğini, mirasbırakanın hayırsever bir insan olduğunu, taşınmazlarını satıp okul yaptırdığını, dava konusu taşınmazlardan kiralarını tahsil edemeyince de çareyi taşınmazları satmakta bulduğunu, 1997 yılından beri dava dışı Satı’nın mirasbırakana baktığını, aile gibi olduklarını, onun her türlü işinin kendilerince yapıldığını, kendisinin ve ailesinin taşınmazları alacak ekonomik güçleri olduğunu, 35 numaralı bağımsız bölümü 74.500,00 TL’ye, 12 numaralı bağımsız bölümü ise 36.500,00 TL’ye sattığını ve bedeli mirasbırakanın banka hesabına yatırdığını, daha sonra 35 numaralı bağımsız bölümün ½ payını 105.000,00 TL karşılığında satın aldığını, bedelini Satı’nın eşinin hesabına gönderdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... ve Sevda, hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasbırakanla bir aile gibi yaşadıklarını, hatta kendisini mirasbırakanın okuttuğunu, dava konusu taşınmazları satmayı düşündüğünde emekleri çok olduğu için mirasbırakanın kendilerinin almasını istediğini, bedelin ödendiğini, taşınmazı alacak ekonomik güçleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, vekalet görevinin kötüye kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tereke temsilcisi vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...’in kötüniyetli olarak mirasbırakandan vekâletname aldığını, anılan vekâletname ile mirasbırakanın 1074 ada 4 parseldeki 12 numaralı bağımsız bölümü ile 2515 ada 114 parsel sayılı taşınmazdaki 35 numaralı bağımsız bölümünü eşine, baldızına ve kayınvalidesine satış suretiyle devrettiğini, vekaletname tarihinde mirasbırakanın 86 yaşında olduğunu, satışa ihtiyacının bulunmadığını, davalıların onun yaşlılığından ve bakıma muhtaç olmasından yararlandıklarını, taşınmazları satın alabilecek maddi güçlerinin olmadığını, satış bedelleri ile gerçek bedeller arasında fahiş fark olduğunu, Mahkemenin tanık beyanlarını, dosyadaki diğer delilleri göz ardı ederek karar verdiğini, banka hesabındaki paranın tanık beyanları ile çeliştiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarihli, 2019/2033 Esas ve 2022/37 Karar sayılı kararı ile, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle tereke temsilcisinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.10.2022 tarihli, 2022/3013 Esas ve 2022/6413 Karar sayılı kararıyla; "Somut olayda vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile dava açıldığına göre, vekil edenin vekalet görevini kötüye kullandığını ispat yükümlülüğü TMK'nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Oysa, davacı tarafın mirasbırakan ... ...’in davalı ...’i vekil tayin etme sebebini ispatlayamadıkları açıktır. Diğer bir deyişle, mirasbırakanın vekaletnameyi dava konusu taşınmazların temliki için vermediğini, iradesinin taşınmazları davalılara temlik etmek olmadığını, bu nedenle de vekalet görevinin kötüye kullanıldığını davacı tarafın ispat ettiği söylenemeyecektir. Temlik bedelinin düşük olması vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ispatlamak için tek başına yeterli bir neden değildir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, önceki kararda direnilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, uzun yıllar mirasbırakana dava dışı Satı'nın baktığını ve çocuklarını da çocukları gibi sevdiğini, davalı ...'yı mirasbırakanın okuttuğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin bu husus üzerinde durmadığını, mirasbırakanın okul yaptırdığı bir dönemde paraya ihtiyacı olması üzerine taşınmazlarını satmak istediğini ve davalı ...'i vekil tayin ettiğini, ...n kötü niyetli olması durumunda vekaletname ile yetki verilen üç taşınmazı da satacağını, 35 numaralı bağımsız bölüm için mirasbırakanın ibranamesi olduğunu, 12 numaralı bağımsız bölümün bedelinin de mirasbırakanın banka hesabına yatırıldığını, mirasbırakanın talimatı ile işlem yapıldığını, bedellerin mirasbırakana 40 yıl bakmaları karşılığındaki minnet duygusu nedeniyle düşük olduğunu, taşınmazları alacak ekonomik güçlerinin bulunduğunu, harabe halinde olan 35 numaralı bağımsız bölümü satın alındıktan sonra tadilat için 18.000,00 TL harcandığını, savcılığın da haklarında takipsizlik kararı verdiğini ancak bu hususun dikkate alınmadığını, davacıların mirasbırakanla ilgilenmediklerini, dinlenen tanıklar, gösterilen ödeme belgeleri, dekontlar ve en önemlisi mirasbırakanın vasiyetine aykırı olacak şekilde eksik inceleme ve delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın kabulüne yönelik direnme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Uyuşmazlık
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506 ncı maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 ve 3 üncü maddeleri.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ... ...’in ... 17. Noterliğinin 31.01.2006 tarihli, 4122 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile maliki olduğu taşınmazlardaki hak ve hisselerinin satış yetkisini de içerir şekilde davalı ...’i vekil tayin ettiği, anılan vekaletname uyarınca vekil...in 1074 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 12 numaralı bağımsız bölümün 1/2 payını eşi davalı ...’e, 1/2 payını ise eşinin kız kardeşi olan diğer davalı ...’a 31.05.2006 tarihinde, 2515 ada 114 parseldeki 35 numaralı bağımsız bölümün 1/2 payını davalı ...'ya, 1/2 payını ise kayınvalidesi olan dava dışı...’a 03.02.2006 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği,...’ın da 35 numaralı bağımsız bölümdeki 1/2 payını 10.06.2011 tarihinde davalı ...’e devrettiği, 31.05.2006 tarihinde davalı ...’in mirasbırakanın banka hesabına 36.500,00 TL para yatırdığı, dekontta açıklamanın bulunmadığı, 12 numaralı bağımsız bölümün satış tarihindeki değerinin 165.000,00 TL, 35 numaralı bağımsız bölümün ise 200.000,00 TL olduğunun keşfen saptandığı, mirasbırakan ... ...’in 23.12.2008 tarihinde bekar ve çocuksuz öldüğü geriye mirasçı olarak kardeşi İsmail’in kızı... ve torunu ... ile kardeşi ...’nin oğlu ...in çocukları ..., ... ve...’ın kaldığı, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.03.2017 tarihli, 2015/1536 Esas ve 2017/321 Karar sayılı kararı ile Av. ...’in ... Nülüfer’in terekesine temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır.
3. Somut olayda, 86 yaşında olan davacıların mirasbırakanından hile ile alınan vekaletname kullanılmak suretiyle dava konusu taşınmazlarının vekil ile el ve işbirliği içerisinde olan vekilin eşi, baldızı ve kayınvalidesine temlik edilmesi ve bir kısım payın tekrar vekile temlikinde mirasbırakanın satış iradesinin bulunmadığının ve gerçek bedelin de ödenmediğinin anlaşılmasına göre zararlandırma olgusunun gerçekleştiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı sonucuna varılmaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 26.128,58 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.