Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1308 K.2025/8008
2. Hukuk Dairesi 2025/1308 E. , 2025/8008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2986 E., 2024/2996 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/418 E., 2022/380 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili birleşen davanın reddi yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise asıl davanın reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı-davalı kadın vekilinin asıl davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Taraflar arasındaki boşanma ve fer'îleri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleşen davanın, iddialar ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı-davacı erkek vekilinin ve davacı-davalı kadın vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne karşı davalı-davacı erkek vekili birleşen davanın reddi yönünden, davacı-davalı kadın vekili asıl davanın reddi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.
Mahkemece, her ne kadar asıl ve birleşen davanın ispat edilemediği gerekçesiyle her iki davanın reddine karar verilmiş ise de davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde "kadının Milas'a gitmesi üzerine erkeğin ..'a gelerek akrabalarının düğününde olay çıkardığı, davacıyı akrabalarının içinde rencide edip onurunu kırdığı" vakasına ve "evlilik birliğinin yükümlülüklerinin yerine getirmediği" vakasına dayandığı, dinlenen davacı-davalı kadın tanığı ... beyanında 2020 yılının yaz aylarında erkeğin düğüne davetsiz geldiğini, kadının üzerine yürüdüğünü ve çocukları dövmeye kalktığını, insanların içerisinde rezil ettiğini ve kadının ..'a geldikten sonra kadına ve çocuklarına hiç bir şekilde maddi destekte bulunmadığını ifade ettiği, görgüye dayalı bu beyan doğrultusunda erkeğin kusurlu eylemlerinin ispat edildiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen davanın reddi yönünden ONANMASINA,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davanın reddi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davanın reddi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.