Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5350 K.2025/8013

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5350 📋 K. 2025/8013 📅 30.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/5350 E.  ,  2025/8013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2341 E., 2024/862 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ilgın Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/73 E., 2022/116 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından asıl dava hakkında verilen karar, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, velâyet, kişisel ilişki yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise asıl dava hakkında verilen karar, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları, yargılama gideri ile vekâlet ücreti yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı- davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davacı-davalı erkeğe "kadının hürriyetini kısıtladığı, birlik görevlerini ihmal ettiği" vakıaları kusur olarak yüklenmişse de davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden istinaf itirazında bulunulmadığı, davalı-davacı kadın vekilince kusur belirlemesi yönünden istinaf itirazında bulunulmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davacı-davalı erkeğe "kadının hürriyetini kısıtladığı, birlik görevlerini ihmal ettiği" vakıalarının kusur olarak yüklenmesinin hatalı olduğu, kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar dikkate alındığında erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL'lik vekâlet ücretinin ...dan alınarak ...'ye verilmesine ve 28.000,00 TL'lik vekâlet ücretinin ...'den alınıp ...ya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.