Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/9317 K.2025/7881
2. Hukuk Dairesi 2024/9317 E. , 2025/7881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/488 E., 2024/291 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/161 E., 2024/412 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda 22.06.2021 tarihli ilk kararda davalı kadının evin tamiratı sırasında doğrudan ve kimseyi hedef almaksızın ortaya hitaben "lanet olası, bu evin pisliği de hiç bitmedi" diye konuşarak başkaları yanında erkek eşe kaba ve sert davrandığı, böylece kadının erkek eş tarafından affedilen önceki davranışını tekrarladığı, kimin başlattığı tam tespit edilememekle birlikte tarafların ayrı odalarda yattıkları, davacı erkeğe ise, kimin başlattığı tam tespit edilememekle birlikte tarafların ayrı odalarda yattıkları vakıalarını yükleyerek birliğin sarsılmasında kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlere hükmedilmiştir. Karara karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11.02.2022 tarihli ilk kaldırma kararı ile dava dilekçesinin davalı kadına usulüne uygun tebliğ edilmediği bu nedenle kadının 27.01.2021 tarihli cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, o halde dilekçeler teatisini usulüne uygun tamamladıktan sonra işin esasına girilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesinin gerektiği gerekçesi ile hükmün kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nin 30.11.2023 tarihli ikinci kararında ise kadının erkek eşe ve ailesine hakaret ettiği, "boşanma davası aç, seni süründüreceğim, donuna kadar alacağım, seni işe ben aldırdım, ben adam ettim, boşanma davası açarsan seni işten attırırım" diyerek erkeği tehdit ettiği, elde ettiği gelir ile aile bütçesine katkı sunmadığı, kazancı konusunda bilgi vermediği, çalışmadığı dönemlerde bile evde düzenli temizlik yapmadığı, bu suretle boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, bu karara karşı yine sadece kadın vekili hükmün tamamına yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi’nin 01.03.2024 tarihli ikinci kararı ile tanık olarak dinlenen ortak çocuğun beyanında çelişki olduğu, çelişkinin giderilmesinin gerektiği belirtilerek hükmün ikinci kez kaldırılmasına ve dosyanın yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nin başlıkta belirtilen son kararı ile bu kez ikinci kararında olduğu gibi kadının erkek eşe ve ailesine hakaret ettiği, "boşanma davası aç, seni süründüreceğim, donuna kadar alacağım, seni işe ben aldırdım, ben adam ettim, boşanma davası açarsan seni işten attırırım" diyerek erkeği tehdit ettiği, elde ettiği gelir ile aile bütçesine katkı sunmadığı, kazancı konusunda bilgi vermediği, çalışmadığı dönemlerde bile evde düzenli temizlik yapmadığı, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, bu karara karşı yine sadece kadın vekili hükmün tamamına yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin temyize konu başlıkta tarihi belirtilen son kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı da yine sadece kadın vekili tarafından tamamı yönünden temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Dosyanın yapılan incelemesinde yukarıda da açıklandığı üzere İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükme ve Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararları üzerine verilen son iki hükmüne karşı sadece davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve akabinde yine sadece kadın vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kaldırma kararları sonrasında yapılan yargılamada, kanun yoluna başvuran kadın lehine oluşan usûlî kazanılmış haklar dikkate alınmaksızın davalı kadına ilk kararda yüklenmemiş olan vakıaların kusur olarak yüklenmesi ve kanun yoluna başvurmayan erkek lehine olacak şekilde erkekten kusur çıkarılması, bir başka deyişle kadına yüklenen "boşanma davası aç, seni süründüreceğim, donuna kadar alacağım, seni işe ben aldırdım, ben adam ettim, boşanma davası açarsan seni işten attırırım" diyerek tehdit etme, elde ettiği gelir ile aile bütçesine katkı sunmama, kazancı konusunda bilgi vermeme, çalışmadığı dönemlerde bile evde düzenli temizlik yapmama vakıalarının kadına kusur olarak yüklenmesi ile erkeğe yüklenen "kimin başlattığı tam tespit edilememekle birlikte ayrı odalarda yatma” vakıasının erkeğin kusurlarından çıkarılması doğru görülmemiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında Mahkemece yapılacak iş usuli kazanılmış haklar da gözetilerek denetime elverişli bir karar vermekten ibaret olup sair yönler incelenmeksizin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.