Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/590 K.2025/7843
2. Hukuk Dairesi 2025/590 E. , 2025/7843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2053 E., 2024/2209 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 9. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/8 E., 2024/375 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar kadının evlilik öncesi psikolojik rahatsızlıklarını erkekten gizlemiş olmasının boşanma davasında kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, bu durumun koşulları var ise ancak evliliğin nispi butlan ile iptali davasına konu olabileceği, evlilik birliği kurulmadan önceki nedenlere dayanılarak boşanma davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının evlenmeden önce psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını erkeğe söylemediği ve bu durumu evlilik birliği boyunca da erkekten gizlemeye devam ettiği, zira erkeğin evlendikten sonra kadının bu durumunu normal olmayan davranışları üzerine öğrendiği, hatta taraflar arasında gerçekleşen mesajlaşma kayıtlarından da kadının hastalığını erkekten gizlediğini kabul ettiği hususunun anlaşıldığı, kadının evlendikten sonra toplum içinde normal olmayan tavır ve davranışlar sergilediğinin tanıklarca da gözlemlendiği, tarafların fiilen 1,5 ay kadar bir süre birlikte yaşadıkları, sonrasında kadının baba evine gittiği, bu suretle evlenmeden önce psikolojik tedavi gördüğünü erkekten gizleyen kadının bu durumu evlendikten sonra da gizlemeye devam etmekle güven sarsıcı davranışta bulunduğu ve birliğin sarsılmasında tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı erkek yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.