Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6440 K.2023/6216

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6440 📋 K. 2023/6216 📅 02.11.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6440 E.  ,  2023/6216 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ :
SAYISI : 2019/1004 E., 2022/79 K.
DAVA TARİHİ : 06.11.2015
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/768 E., 2019/94 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, 160 ada 4,5,7,17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakanları ... ile davalıların mirasbırakanı...’nın zilyet ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, mirasbırakanların ölümü ile dava konusu taşınmazların 1/2’şer oranında kendileri ile davalılara intikal etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların toplamda 11.661,50 m² yüzölçüme sahip olduğunu, mirasbırakan ...’a intikal etmesi gereken yerin 5.830,75 m² olması gerekirken kadastro tespiti sırasında yanlışlık yapılarak daha az yerin adlarına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların 5.830,75 m² yüzölçüme isabet edecek şekilde tapu kayıtlarının iptali ile adlarına miras payları oranında tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ..., kadastro sırasında tespit işleminin hatalı olarak yapıldığını, davacıların daha fazla yere sahip olmaları gerektiğini belirterek davayı kabul etmişlerdir.
2.Davalı ..., dava dışı Ali Ersoy’dan 160 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ½ payını satın aldığını, daha sonra bu yerin 07.05.2013 tarihinde ifraz işlemine tabi tutularak 160 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, 160 ada 17 parsel sayılı taşınmazın adına, 18 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tescil edildiğini, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Diğer davalı ... ise davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2015/768 Esas, 2019/94 Karar sayılı kararıyla; davacılar ve davalıların mirasbırakanlarından taraflara dava konusu taşınmazlar dışında başkaca taşınmazların da intikal ettiği, dava dışı taşınmazların da mirasçılar arasında iradelerine uygun olarak rızaen taksim edildiği, dava konusu taşınmazların eşit olarak paylaştırılmadığı iddiasının terekede mevcut diğer taşınmazların da rızaen paylaşıldığı hususu gözetildiğinde gerçeğe uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar ve davalıların mirasbırakanlarına intikal eden dava konusu taşınmazların taraflara eşit şekilde taksim edilmediğini, davalılar adına kadastro tespiti sırasında ½ oran aşmak suretiyle fazladan yer yazıldığını, taraflar arasında rızai taksime dair şifahi ya da yazılı bir anlaşmanın olmadığını, ayrıca davalılar ... ve ...’nın davayı kabul ettiklerine dair beyanları olmasına rağmen bu kişiler yönünden de davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların tarafların kök mirasbırakanlarından kaldığı, mirasçıların aralarında paylaşım yaptıkları ve paylaşıma göre kadastro sırasında adlarına tespitlerin sağlandığı, taraflara ait dava konusu taşınmazlar dışında kök mirasbırakandan kalan dava dışı başka taşınmazların da paylaşıldığı ve davacılar adına tespitlerinin yapıldığının belirlendiği, taşınmazların eşit yüzölçümlü olarak paylaşıldığının ispatlanamadığı gibi gerek Yargıtay gerekse Daire uygulamalarında terekeye dahil taşınmazların paylaşımında eşitlik aranmayacağı kabul edildiğine göre, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazların senetsizden ... oğlu ...’un 20 yılı aşkın süreden beri nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda iken, adı geçenin 28.09.2002 tarihinde ölümü ile kadastro tutanağına ekli nüfus kaydındaki bilgiler ile muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre geriye mirasçı olarak kendinden evvel 14.04.2002 tarihinde ölen eşi Döndü ile evliliklerinden olan müşterek çocukları Nevzat, Satı, İsmail’in kaldığı ve başkaca kanuni mirasçısının olmadığı, yukarıda adı geçen mirasçılar aralarında rüşt ve ehil olarak anlaşarak yapmış oldukları harici ve rızai ifrazen taksim sonucu 117/4, 151/6, 160/7, 217/2, 228/56, 238/8, 252/11, 259/7 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... adına, 114/2, 156/1, 160/4, 195/7, 217/5, 219/2, 238/9, 126/15 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... adına, 102/38, 106/3 ve 8, 110/4, 160/10, 161/11, 224/6, 235/3, 237/8, 239/14, 274/1 parsel sayılı taşınmazların ... kızı Satı Uluer adına müstakil olarak ve 161/9, 216/3 parsel sayılı taşınmazların eşit paylar ile ... evlatları Nevzat ve ... adlarına müşterek olarak isabet ettiği, yapılan harici taksim ile bu taşınmazların halen adı geçenlerin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunun Çankırı İl Tarım Müdürlüğünün 16.10.2007 tarih ve 1633-4391 sayılı yazılarından anlaşıldığı, çalışma alanında tüm tarım arazilerinin kuru tarım arazisi vasfında olduğu ve maliklerin çalışma alanı dahilinde senetsiz ve belgesizden iktisap ettikleri taşınmazların sulu ve kuru arazide 40/100 dönüm kıstasını aşmadığı muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşılmakla 26.11.2007 tarihinde tespit, 22.05.2008-20.06.2008 askı ilan, 23.06.2008 de kesinleştirmesi işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır.
2. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçeyle davacıların tapu iptali ve tescili isteğinin davalılar ... ve Muaazzez Kaya dışındaki diğer davalılar yönünden reddine karar verilmesi doğru olduğuna göre davacılar vekilinin davalılar ... ve Muazzer Kaya dışındaki diğer davalılar yönünden yaptığı temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin davalılar ... ve ... yönünden yaptığı temyiz itirazına gelince;
3. Somut olayda, davalılar ... ve ...'nın 28.12.2017 tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiklerini bildirmişler, davayı kabul eden davalıların kabul beyanları doğrultusunda Mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
4. Hal böyle olunca, davayı kabul eden davalılar ... ve ... yönünden Mahkemece 28.12.2017 tarihli dilekçeleri yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin temyiz itirazının davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.