Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/627 K.2025/7793
2. Hukuk Dairesi 2025/627 E. , 2025/7793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1064 E., 2024/1494 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E., 2023/532 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından zina davasının kabulü ile kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi olmadığı takdirde 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi veya 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarına açılan boşanma davasında, erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı kabul edilerek kadının 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesine dayalı boşanma talebinin kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı erkek tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde davalının istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm yukarıda gösterildiği gibi temyiz edilmiştir.
Zinanın varlığı için, eşlerden birinin karşı cinsten başka bir kimse ile cinsel ilişkide bulunması veya bu ilişkiye muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiren bir durum içinde bulunması, bunun da ispatlanmış olması gerekir. Her ne kadar mahkemece, erkeğin sadakat yükümlülüğünü bir çok kez ihlal ettiği, ancak kadının son olay dışında kalan aldatma vakıalarını affettiği, ancak kadın memleketteyken eve başka bir kadın getirdiğini erkeğin bizzat anlattığı, eşinden başka bir kadını eve getirmesinin zinaya karine olduğu gerekçesiyle davanın zina hukuki sebebine göre kabulüne karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin önceki eylemlerinin kadın tarafından affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığı, tarafların bu olaylardan sonra birlikte yaşamaya devam ettikleri, davacı kadın memleketindeyken erkeğin eve başka bir kadın getirdiği iddia edilen son olayda ise; erkeğin zinasına dair eyleminin işlendiğine yönelik muhakkak gözü ile bakılacak nitelikte ve yeterlilikte tanık beyanı bulunmadığı gibi zinanın dosyada soyut tanık beyanları dışında başkaca delillerle de ispatlanamadığı anlaşılmakla kadının zina hukuksal sebebine dayalı boşanma talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca davacı kadın dava dilekçesinde zina hukuki sebebi yanında terditli olarak 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi uyarınca ve kabul görmemesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma talep etmektedir. Mahkemece dosyada mevcut deliller uyarınca davacı kadının terditli olan bu yöndeki taleplerinin de değerlendirilerek bu talepler hakkında hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmeyip sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı erkek yararına, zina hukuki sebebi uyarınca boşanmanın kabulü yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının davalı erkek yararına, zina hukuki sebebi uyarınca boşanmanın kabulü yönünden BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.