Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/696 K.2025/7688

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/696 📋 K. 2025/7688 📅 23.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/696 E.  ,  2025/7688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1146 E., 2024/2691 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/446 E., 2023/99 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, velâyet, çocuklar için kabul edilen tedbir ve iştirak nafakası ile miktarları, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velâyetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveynin yaşadıkları yerde ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velâyeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve diğer deliller de gözönüne alınmak suretiyle ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine olacağı tespit edilerek velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince 2013, 2014 ve 2018 doğumlu ortak çocukların velâyeti anneye verilmiştir. Dosya içerisine alınan 29.10.2021 tarihli sosyal inceleme raporunda ortak çocukların velâyetinin davacı anneye verilmesinin, çocuklar ve davalı baba arasında kişisel ilişki kurulmasının uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Baba tarafından dosyaya çocukların beyanlarına ilişkin video kaydı ve ortak çocukların anne tarafından Emniyete bırakılması üzerine oradan tarafınca alındığına dair beyanlarını içerir 13.09.2022 tarihli dilekçe sunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince Adli Görüşme Odası'nda uzman eşliğinde çocuklar ile görüşme yapılmış, ortak çocuklar .. ve ... velâyetlerinin babalarına verilmesini istediklerini beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince 20.09.2022 tarihli ara karar ile çocukların tedbiren velayetlerinin babaya verilmesine karar verilmiş, akabinde düzenlenen Adli Görüşme raporunda, ortak çocukların velâyeti konusunda yönlendirme altında olabileceği kanaati bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkeme gözlemi ve Adli Görüşme raporu nazara alınarak en küçük çocuğun yaşının çok küçük olduğu, annenin ilgisine muhtaç olduğu, diğer çocukların da yaşları itibariyle anne ilgisinden mahrum bırakılmamalarının gerektiği, kardeşlerin ayrılmaması durumunun öncelikle tercih edilmesi gerektiği değerlendirilmekle velâyetin anneye verilmesine karar verilmiştir. Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan adli destek görevlisi heyetinden, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; gerekli görüldüğü taktirde idrak çağında bulunan çocukların da velâyet konusundaki görüşü yeniden tespit edilerek ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, velâyet konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla velayet yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocukların velâyet hakkı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının ortak çocukların velayeti yönünden BOZULMASINA,
3.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.