Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7590 K.2025/7732

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/7590 📋 K. 2025/7732 📅 23.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/7590 E.  ,  2025/7732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/908 E., 2024/817 K.
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve/ veya Katkı Payı Alacağı, Mümkün Olmaması Halinde Ziynet Eşyalarının Aynen, Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/189 E., 2021/894 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili ve davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Avukat ...geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı erkek aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 211.253,32 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-davacı erkek vekilinin asıl dava yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davacı kadın vekilinin tasfiye konusu 5 nolu bağımsız bölüme yönelik diğer temyiz itirazlarının incelemesinde;
Somut olayda, eşler, 27.03.1989 tarihinde evlenmiş, 20.10.2016 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 02.01.2018 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK md. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM md. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun md. 10, TMK md. 202/1). Tasfiyeye konu 5 nolu bağımsız bölümün ilk olarak eşler arasında mal ayrılığının rejiminin geçerli olduğu 1992 yılında satın alınarak davalı eş adına tescil edildiği, 2006 yılından davalının erkek kardeşine satış yoluyla devredildiği, yeniden davalı erkek adına 06.10.2011 tarihinde satış nedeniyle tescil edildiği anlaşılmaktadır.  Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK md.179).
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime ait olup (HMK md. 33) iddianın ileri sürülüş şekli ve taşınmazın davalı erkek adına ilk edinme tarihi gözetildiğinde, sonraki devirlerin dosyadaki bilgi ve belgelere göre görünürde satış olduğunun da anlaşılmasına göre işbu taşınmaz yönünden dava, katkı payı alacağı istemine ilişkindir.
O halde, Mahkemece, işbu taşınmazın davalı erkek adına ilk edinme tarihinin taşınmazın edinme tarihi olduğu kabul edilerek davacının ziynet eşyaları ve babasının katkısı ile taşınmazın ilk edinilmesinde katkısı olduğu da mevcut delil itibariyle sabit olduğundan, davacının taşınmazın edinilmesine ziynet eşyaları ve babasının katkısı ile yaptığı katkı payı oranı ve katkı payı alacağı belirlenerek ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken işbu taşınmaz yönünden dava, katılma alacağı olarak nitelendirilerek hatalı hukuki nitelendirme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Erkek Yönünden
Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı Kadın Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının tasfiye konusu 5 nolu bağımsız bölüm yönünden BOZULMASINA,
3. Davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ..'dan alınıp ..'e verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.