Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4089 K.2025/7681
2. Hukuk Dairesi 2025/4089 E. , 2025/7681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/828 E., 2025/110 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından tavzih isteminin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen anlaşmalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kararın 2. bendi olarak ise "Taraflar arasında düzenlenen 25/09/2014 tarihli protokolün şahsi ilişkiyi düzenleyen 3. ve 3. maddelerinin çıkarılarak diğer hükümlerinin onaylanmasına'' ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Taraflar 12.01.2015 tarihinde temyiz kanun yolundan feragat ettiklerine dair dilekçe sunarak dosya İlk Derece Mahkemesince kesinleştirilmiştir.Davalı kadın vekili 19.12.2023 tarihli dilekçe ile hükmün 2. maddesinin (ı) bendinde d . maddesindeki giderler haricinde her ay nakit olarak 1.500,00 TL (bin beş yüz türk lirası) .. ..'nın .. .. Bankası hesabına yatırılmasına, bu miktara her yıl enflasyon oranında (tefe -tüfe ortalaması oranında) artış yapılmasına, şeklinde karar verildiği, söz konusu kararın yoksulluk nafakası niteliğinde olduğu ancak kararda yoksulluk nafakası olarak açıkca belirtilmediği için kararın icrasında tereddüt oluştuğunu iş bu nedenle mahkeme kararının tavzih edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince talep yerinde görülmekle, davalı kadın vekilinin tavzih talebinin kabulü ile mahkemenin 05.12.2014 tarih ve 2014/799 Esas, 2014/761 Karar sayılı kararının 2 numaralı ara kararının (ı)bendinin " d . Maddesindeki giderler haricinde her ay nakit olarak 1.500,00 TL yoksulluk nafakasının (bin beş yüz türk lirası) ..ın .. .. Bankası hesabına yatırılmasına, nafaka tutarına her yıl enflasyon oranında (tefe -tüfe ortalaması oranında) artış yapılmasına, " şeklinde tavzihine 20.12.2023 tarihinde karar verilmiştir. Hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli kararı ile '' Tavzih, dilekçeye taraftarın sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı tarafın cevabı da tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur (6100 sayılı Kanun md. 306/1) ve 6100 sayılı Kanununun 306 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca inceleme yapılarak, gerek görülürse iki taraf sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edilip tavzih hakkında bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda davalının tavzih talebinde bulunması üzerine Mahkemece, tavzih isteyenin dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilip gerekli usul işlemleri tamamlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, tavzih kararının münhasıran bu sebepten bozulması gerekmiştir. '' gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulması sonucunda 18.02.2025 tarihli karar ile tüm dosya kapsamı, anlaşmalı boşanma protokolünde ve boşanmaya ilişkin duruşmadaki sözlü beyanlarda nafakaya ilişkin bir husustan bahsedilmediği, yapılacak olan paranın ödeme şeklinde yer aldığı, tarafların bilinçli olarak nafaka kelimesini tercih etmedikleri kanaatine varıldığı, tavzihle taraflara yüklenen hak ve borçların artırılıp azaltılamayacağı gerekçesi ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesi ile usulden bozulan bir kararı tekrar inceleyip esastan karar vermesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, tarafların anlaşmalı boşanma protokolünü hazırlarken kadına her ay ödenecek olan parayı karşılıklı olarak "yoksulluk nafakası" iradesiyle kararlaştırmış olduklarını, tarafların yıllarca her ay kadına yatırılan parayı nafaka olarak yatırdığını ve kabul ettiğini, davacı taraf tan nafaka borcu icra yoluyla talep edildiğinde, davacı tarafın o zaman bu paranın nafaka olmadığı iddiasını ileri sürdüğünü, bir anlaşmalı boşanma davasında bir tarafın diğer tarafa her ay ödediği ve yıllık zam kararlaştırıldığı yükümlülüklerin nafaka niteliğinde olduğunu ileri sürerek ; tavzih talebinin reddi kararı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrasında "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 306 ncı maddesinde tavzihin usulü düzenlenmiştir. Anılan madde "(1) Tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.
" hükmünü içermektedir.
Mahkemece, onaylanmasına karar verilen anlaşmalı boşanma protokolündeki (ı) bendinin değerlendirilerek somutlaştırılması ve hükmün icrasındaki tereddütün giderilmesi gerekmektedir. Davanın niteliği ve düzenlemelerin içeriği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince onaylanan protokolün (ı) bendinde '' d . maddesindeki giderler haricinde her ay nakit olarak 1500 TL (bin beş yüz türk lirası) ..ın .. .. Bankası hesabına yatırılmasına, bu miktara her yıl enflasyon oranında (tefe -tüfe ortalaması oranında) artış yapılmasına" şeklinde kadın yararına bağlanan düzenli aylık ödemenin yoksulluk nafakası olduğunun anlaşılması ve protokolde aksine açık bir düzenlemenin bulunmaması karşısında kadının tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatrana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.