Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3840 K.2023/6215

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3840 📋 K. 2023/6215 📅 02.11.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/3840 E.  ,  2023/6215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/109 E., 2013/505 K.
DAVA TARİHİ : 08.06.2011
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kök mirasbırakanı ... adına kadastro tespiti sırasında 3/16 paylı olarak tespit ve tescil edildiğini, kadastro işlemi sırasında dedesi ...’ın soyisminin yazılmadığını, tespit işleminin Bekir oğlu ... olarak tamamlandığını ileri sürerek tapu kaydında Bekir oğlu ... olan kaydın Bekir oğlu ... olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Tavas Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2011 tarihli ve 2011/151 E. 2011/298 K. sayılı kararıyla; davaya konu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinde Bekir oğlu ... yerine Bekir oğlu ... yazıldığı, davacının mirasbırakanının soyadının kararda yer almadığı, davacının iddiasının tüm dosya kapsamı, nüfus kayıtları ve kolluk araştırmasıyla da sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14.Hukuk Dairesinin 04.02.2013 tarihli ve 2012/14556 E. 2013/1402 K. sayılı kararıyla; “...Tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle), ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, davaya konu taşınmazın kadastro tespitine esas alınan tüm tapu kayıtları getirtilerek davacının mirasbırakanı Bekir oğlu ...'ın kimlik bilgileri ile dayanak tapu kayıtları arasında bağlantı kurulmamıştır. Mülkiyet nakline yol açmamak için öncelikle davaya konu dayanak tüm tapu kayıtları getirtilerek davacı mirasbırakanına ait nüfus kayıtları ile dayanak tapu kayıtları arasında irtibat kurulması suretiyle tapu kayıt malikinin davacının mirasbırakanı olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, tereddütler giderilmediği takdirde mahallinde keşif yapılarak tanıklar ve tespit bilirkişileri dinlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iddianın ispatlandığı, dava konusu taşınmazda 3/16 pay sahibi olan Bekir oğlu ...’ın davacının mirasbırakanı Bekir oğlu ... olduğu gerekçesiyle, tapu kaydının Bekir oğlu ... olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, tapu kaydında ismi geçen kişiler ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka bir kişinin olup olmadığının Nüfus Müdürlüğünden sorulmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı HMK'nın 297/2 nci maddesi.
2. Tapu Sicil Tüzüğünün 28 inci ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Davacı, 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında 3/16 payın Bekir oğlu ... adına tespit ve tescile konu edildiğini, kadastro tespiti sırasında kök mirasbırakan dedesi ...'ın soyisminin yazılmadığından bahisle dava konusu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazda 3/16 pay sahibi Bekir oğlu ... olarak tescile konu edilen kaydın Bekir oğlu ... olarak düzeltilmesini talep etmiş, Mahkemece iddianın ispatlandığı gerekçesiyle Bekir oğlu ... olan kaydın "Bekir oğlu ..." olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
2. Mahkemece, yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
3. Şöyle ki; özellikle, talebe konu taşınmazın kadastro tespit tutanağında 3/16 pay sahibi "Bekir oğlu ..." ile davacının mirasbırakanı "Bekir oğlu ..."ın aynı kişi olduğuna ilişkin Nüfus Müdürlüğünden gerekli araştırmanın yapılmadığı, mahallinde keşif icra edilmediği, ilgili kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yerleşim yerinde tanıyan veya bilen kişi olup olmadığı yönünde kolluk araştırmasının yapılmadığı görülmektedir.
4. Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak talebe konu taşınmaz malikinin davacının mirasbırakanı “Bekir oğlu ...” olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı İdare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.