Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6859 K.2023/6207
1. Hukuk Dairesi 2022/6859 E. , 2023/6207 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/906 E., 2022/614 K.
DAVA TARİHİ : 20.05.2019
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Azdavay Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/70 E., 2020/33 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 164 ada 36, 46, 47, 51 parsel, 167 ada 22 ve 23 parsel, 172 ada 36, 61, 67, 71, 74, 75 parsel, 173 ada 12 parsel, 174 ada 7 parsel, 175 ada 3 parsel ve 178 ada 9 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tapuya tescil edildiğini, oysa bu taşınmazların 1/2 payının tespit maliki davalıların mirasbırakanı Kamil oğlu Hasan Asar, 1/2 payının ise kendi mirasbırakanı Osman oğlu Hasan Asar olduğunu, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini ileri sürerek kadastro çalışmalarında yapılan hatanın düzeltilip, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve her bir taşınmazın 1/2 payının miras payı oranında iptali ve adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ...; davacı ve mirasbırakanın dava konusu taşınmazlarda hiçbir zaman zilyet olmadığını, davanın hak düşürücü geçtikten sonra açıldığını belirterek reddini savunmuştur.
2. Diğer davalılar, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından dava konusu taşınmazların mirasbırakanı Hasan Asar’ın terekesine ait olduğunun kabul edildiğini, bu durumda çekişmeli taşınmazın terekeye ait olup davacının terekeye ait taşınmaz hakkında üçüncü kişi konumundaki davalılara karşı payına yönelik veya kendi adına tescil isteğiyle dava açamayacağı, ancak tüm mirasçılar adına tescil istemiyle dava açabileceğinden davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 21.05.2019 tarihli ara karar ile dava dilekçesinde davalı olarak yer alan bir kısım kişilerin ölü olduklarının anlaşılması üzerine, veraset ilamlarının ibraz edilerek mirasçılarının davaya dahil edilmesi için yetki verildiğini, bunun üzerine anılan eksikliğin giderildiğini, aynı şekilde Mahkemece davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerine, davacı dışında davada yer almayan diğer mirasçıların da davaya dahil edilmesi için yetki veya süre verilmesi gerektiğini, bu önel tanınmadan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/906 Esas, 2022/614 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın terekeye ait olduğu, tereke karşısında davalıların üçüncü kişi konumunda bulundukları, davacının terekeye ait taşınmaz hakkında paya yönelik veya kendi adına tescil isteğiyle dava açamayacağı, ancak tüm mirasçılar adlarına tescil istemiyle dava açabileceğinden davanın aktif dava ehliyeti yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde yer alan itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı TMK'nın 640 ıncı, 701 inci ve 702 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.