Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7755 K.2025/5209
2. Hukuk Dairesi 2024/7755 E. , 2025/5209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/132 E., 2024/1413 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/1047 E., 2023/912 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince; davalı kadının, birkaç yıl önce cinsel saldırıya uğradığından bahisle eski iş yerinde bulunan ... . İsimli şahıs hakkında şikayetçi olduğu, ... . hakkında Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapıldığı, yargılama esnasında davalı kadının böyle bir olay yaşanmadığını beyan etmesi üzerine, sanık ... . hakkında beraat kararı verildiği, davalı kadının bu olaydan, davacı erkeği haberdar etmediği, davacının tesadüfen kadının çantasında mahkeme evrakını bulup avukata sorması ile durumu öğrendiği, ayrıca kadının başka bir şahıs hakkında önce kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu beyan edip, daha sonra mahkemede böyle bir olay yaşanmadığını beyan etmesi durumunda davacının davalı kadına karşı güvenini sarsacağı gerekçesiyle evlilik birliğinin sarsılmasında birliğin yüklediği yükümlülükler bakımından davalı kadının tam kusurlu, davacı erkeğin ise kusursuz olduğu; böylece tarafların evliliklerinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflarda beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığının anlaşıldığı; bu durumda eşleri barışmaya ikna etmek mümkün olmadığı gibi, tarafların bu aşamadan sonra bir araya gelerek aile birliğini devam ettirmelerine de imkan bulunmadığı gerekçesi ile boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Hükmün davalı kadın vekili tarafından tamamı yönünden istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "... iddia olunan ceza davasına konu olayın evlilik öncesine ilişkin olduğu, tarafların evlilik tarihinden sonra evlilik birliği içerisinde yaşanan geçimsizliğe ilişkin bir vakıa bulunmadığı, tarafların evlilik öncesi birlikteliklerinin bulunduğu, aynı iş yerinde çalıştıkları, dava dilekçesinde iddia olunun olaya ilişkin davacının bilgisinin bulunmamasının imkan dahilinde olmadığı ..." gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiş, karar yukarıda gösterildiği şekilde davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davalı kadının, birkaç yıl önce cinsel saldırıya uğradığından bahisle eski iş yerinde bulunan ... hakkında şikayetçi olduğu, ... hakkında Gaziantep 4. Ağır Ceza mahkemesinde yargılama yapıldığı, yargılama esnasında davalı kadın, böyle bir olay yaşanmadığını beyan etmesi üzerine, sanık ... hakkında beraat kararı verildiği, davalı kadının bu olaydan, davacı erkeğe evlilik öncesi bilgi vermediği gibi evlilik sonrası da bu durumu gizlemeye devam ettiği,, davacının tesadüfen kadının çantasında mahkeme evrakını bulup avukata sorması ile durumu öğrendiği, kadının bu şekilde eşine karşı güven sarsıcı davranışta bulunduğu; ayrıca kadının başka bir şahıs hakkında önce kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu beyan edip, mahkemede böyle bir olay yaşanmadığını beyan etmesi durumunda davacının davalı kadına karşı güveninin sarsılacağı; kaldı ki dosya münderecatında yer alan yazışmalardan erkeğin bu durumdan haberdar olmadığının da sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.