Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3614 K.2025/5163
2. Hukuk Dairesi 2025/3614 E. , 2025/5163 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2 E., 2024/613 K.
DAVA TÜRÜ : Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/311 E., 2023/231 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.06.2024 tarihli ek karar ve ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1. Davalı erkek vekilinin 10.06.2024 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Taraflar arasındaki ziynet eşyalarının iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2024 tarihli ek kararı ile kararın miktar yönünden temyiz kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı erkek vekili tarafından yukarıda gösterildiği gibi temyiz edilmiştir.
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2024 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, kadının dava konusu ziynetler yönünden aynen iade talebinin de bulunduğu gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki altın kuru ile hesaplanan, kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesinlik sebebiyle reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 10.06.2024 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2.Davalı erkek vekilinin kabul edilen ziynet alacağına yönelik asıl karar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı kadının, mahkemece uygun görülen kuyumcu bilirkişi raporu ile düğün törenlerinde kendisine takılan ziynetlerin varlığını ispat ettiği, düğünden kısa bir süre sonra ziynet eşyalarını araç alması için davalı erkeğe verdiği ve ... *** plaka sayılı aracın alındığını iddia ettiği, anılan aracın sahibinin beyanı, aracın satımı için ... isimli şahsa vekaletname verdiği, düğün tarihi ile vekaletname tarihinin arasında altı ay kadar yakın bir zaman olduğu, her ne kadar davalı adına ... *** plaka sayılı aracın tescil edildiği ispatlanamamış olup davacı kadının iddiasının doğru olduğu yönünde deliller olsa da, ne miktarda ziynet eşyası verdiği, rızası dışında verip vermediği, eğer rızası dışında elinden alınmış ise ya da borç olarak vermiş ise daha sonraki süreçte kendisine iade edilmediğini ispat edemediğinden bahisle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dosyadaki fotoğraflar ve CD'nin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının 10 gram 22 ayar 22 adet ray bilezik talebi yönünden, 16 adet bileziğin varlığını, 38 adet çeyrek altın talebi yönünden 22 adet çeyrek altının, 4 adet yarım altın talebi yönünden ise 1 adet yarım altının varlığını kanıtladığı, dava dilekçesinde takı parası talebi ile tekli altın talebinin bulunmadığı, ıslahla talep edilen ziynetlerin bedeli artırılabilir ise de; dava dilekçesinde bulunmayan ziynetlerin ve takı parasının davaya dahil edilemeyeceği ,yine dava dilekçesinde davacının 3 adet 10'ar gram kolye talep ettiği ancak bilirkişi raporunda 4 adet kolyenin varlığının ispatlandığı, davacı vekilinin ıslahla dava konusu edilmeyen söz konusu 1 adet kolye yönünden de talep de bulunduğu, somut olay değerlendirildiğinde; davacının 6 adet 10 gram 22 ayar ray bilezik, 16 adet çeyrek altın ve 3 adet yarım altın yönünden söz konusu ziynetlerin varlığının ve kadına takıldığının kanıtlayamadığı, dava dilekçesi ile talep edilmeyen 1 adet kolye, takı paraları ve tekli altın yönünden ise ıslahla söz konusu ziynetlerin davaya dahil edilemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısman kabulü ile yeniden esas hakkında verilen karar uyarınca, davacının davasının kısmen kabulüne; 1 adet künye, gerdanlık ve küpeden oluşan 90 gram 22 ayar set takımı (değeri 42.373,00 TL), 8 adet her biri 25 gram 22 ayar burma bilezik (toplam değeri 94.162,00 TL), 16 adet 22 ayar her biri 10 gram Ray bilezik (toplam değeri 75.330,00 TL), 3 adet 10 gram 22 ayar kolye (değeri 13.590,75 TL), 2 adet 22 ayar 5 gram yüzük (toplam değeri 15.066,00 TL), 22 adet çeyrek altın (toplam değeri 18.121,00 TL), 1 adet yarım altın (1.648,00 TL), dan oluşan ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde toplam bedeli olan 260.290,75'nin 10.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 31.05.2021 tarihinden itibaren, kalan 250.290,75 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 13.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiş, erkek temyiz dilekçesinde Yerel Mahkeme aşamasında aynı bilirkişiye iki rapor düzenletildiği ve bu iki raporun birçok birbiri ile çelişen yönleri olduğu, bu raporların denetime uygun olmadığı ve hükme esas alınamayacağı, Emniyet Kriminal veya Jandarma Kriminal Dairesi Başkanlığından ek rapor alınması taleplerinin kabul görmediği itirazında bulunmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; tarafların 25.04.1996 tarihinde evlendikleri, davacı kadın tarafından dava dilekçesinde; düğünden kısa bir süre sonra ziynet eşyalarını araç alması için davalı erkeğe verdiğinin ve ziynetlerle araç alındığının iddia edildiği, davalı erkek tarafından ise iddia edilen altınların cins ve miktarını kabul etmedikleri gibi bahsi geçen aracın satın alınmadığı, herhangi bir satış sözleşmesinin sunulmadığı, aldığı araçların bedeli için altın bozdurulmadığı, altınları kadının muhafaza ettiği, kadının kendisinin bozdurup habersiz çektiği kredi borçlarının ödenmesinde kullandığı, kadının 2001 ve 2004 tarihindeki düğünlere ait fotoğraflarda görülen yüzükler ve gerdanlığın düğünde takılan takılar olduğu savunmasında bulunulduğu, davacı kadın tarafından ise erkeğin savunmasına cevaben bahsi geçen fotoğraflardaki altınların imitasyon(sahte) olduğu iddia edilmiştir.
Mahkemece dosya arasına alınan 04.01.2023 tarihli kuyumcu bilirkişi raporunda 2001 ve 2004 yılındaki düğünde çekilen resimlerde davacının boynundaki 22 ayar set ve yüzüklerin düğünde takılan ziynetler ile aynı olduğunun görüldüğünün belirtildiği, Mahkemece, talep edilen ziynetlerin değerleri ile taraflara ait düğün fotoğrafları ve 2001-2004 yıllarına ilişkin fotoğraflardaki ziynetlerin aynı olup olmadığının tespiti için alınan 03.03.2023 tarihli kuyumcu bilirkişi ek raporunda ise, sunulan resimlerin uzak çekim olmasından, 2001 ve 2004 resimlerindeki set takım incelendiğinde, düğünde takılan altınlarla aynı olduğu kanaatine varılmış ise de delil olarak sunulan son resimler incelendiğinde düğündeki set ile sonradan takılan setin birbiri ile hiçbir şekilde alakasının olmadığı belirtilmiş, davalı erkek vekilinin raporlar arasında çelişki bulunduğundan bahisle yeniden rapor aldırılması talebi de İlk Derece Mahkemesince reddedilmiştir. Mahkemece, dosyaya sunulan 2001 ve 2004 yılına ait fotoğraflardaki davacı kadın üzerindeki ziynetlerle, 1996 tarihinde düğünde davacı kadına takılan ziynetlerin aynı olup olmadığı hususunda dosya arasındaki 04.01.2023 tarihli kuyumcu bilirkişi raporu ile 03.03.2023 tarihli ek rapor arasındaki çelişkiler giderilecek şekilde yeniden uzman raporunun aldırılarak ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik delile dayalı olarak hüküm verilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılacak iş raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden uzman bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre tüm deliller hep birlikte değerlendirilip karar gerekçesinde tartışılmak suretiyle işin esası hakkında hüküm verilmesinden ibarettir. Açıklanan şekilde işlem yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı erkek vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2024 tarihli "temyiz başvurusunun reddine" yönelik ek kararının yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı erkek vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.