Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7933 K.2025/5023
2. Hukuk Dairesi 2024/7933 E. , 2025/5023 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/414 E., 2024/1104 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/57 E., 2023/897 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarları, ziynet alacağı talebinin reddi ile vekâlet ücreti yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı -davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre, kadının ziynet alacağı davası yönünden temyize konu miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla;davacı-davalı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı -davacı erkek vekilinin tüm, davacı -davalı kadın vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle İlk Derece Mahkemesince her ne kadar "... Adli Tıp raporunda livata bulgusu tespit edilememiş ise de davacının yaşanmamış bir olay nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunması, kendi rıza ve talebi ile muayene için Adli Tıp Kurumuna gitmeyi kabul etmesi ve henüz davadan önce yakınlarına cinsel şiddete maruz kaldığı konusunda anlatımda bulunması nedeniyle livata olgusunun yaşandığı, davacının iddialarının bu yönde samimi olduğu kanaati oluştuğu..." gerekçesi ile erkeğe cinsel şiddet vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğe yüklenen cinsel şiddet vakıasının ispatlanamadığı halde bir takım çıkarımlarla, diğer bir ifadeyle varsayımda bulunarak ispatlanamayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına "fiziksel şiddet" uygulayan erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
b.İlk Derece Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,
c.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ... geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.