Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/10345 K.2025/4995

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/10345 📋 K. 2025/4995 📅 13.05.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/10345 E.  ,  2025/4995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/874 E., 2024/1650 K.
DAVA TÜRÜ : Çocuğun Annesinin Soyadını Kullanmasına İzin
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/95 E., 2023/637 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı baba vekili tarafından davanın kabulü ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı anne tarafından açılan 15.10.2006 doğumlu ortak çocuk Elif'in, annesinin soyadını kullanmasına izin davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne ve ortak çocuğun soyadının annesinin kızlık soy ismi ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince 23.10.2024 tarihinde verilen karar ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davalı baba vekili tarafından yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50 nci maddesi taraf ehliyetini, 51 inci maddesi dava ehliyetini, 52 nci maddesi ise davada kanuni temsile ilişkin hükümleri düzenlemektedir. Buna göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan kimse davada taraf ehliyetine de sahiptir (m.50); dava ehliyeti ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (m.51). Medeni hakları kullanma ehliyeti bulunmayanlar, davalarda kanuni temsilcileri aracılığıyla; tüzel kişiler ise yetkili organları vasıtasıyla temsil edilir (m.52).
Somut uyuşmazlıkta tarafların ortak çocuğu Elif'in 15.10.2006 doğumlu olduğu, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce ortak çocuğun ergin olduğu anlaşılmaktadır. Kişinin ergin hale gelmesiyle birlikte, aktif dava ehliyeti bizzat kendisine geçer ve artık kanuni temsilci aracılığıyla değil, doğrudan kendisi tarafından davalar takip edilebilir. Bu kapsamda, erginliğin gerçekleştiği tarihten itibaren davaya devam edilip edilmeyeceği konusunda karar verme yetkisi ortak çocuğa aittir. Hal böyle iken somut olayda, çocuğun erginliği dikkate alınmaksızın, onun davayı sürdürüp sürdürmeyeceği yönünde bir irade beyanı alınmadan ve bu husus araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya açıkça aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.