Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7941 K.2025/4846
2. Hukuk Dairesi 2024/7941 E. , 2025/4846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2163 E., 2024/822 K.
DAVA TÜRÜ : Tespit
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/127 E., 2023/587 K.
Taraflar arasındaki davacı başvurucunun evlat edinme başvurusunun kabul edilmesi talebine ilişkin davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı evlat edinme başvurusunun kabulü istemi ile dava açmış İlk Derece Mahkemesince alınan raporda evlat edinilecek çocuğun Anti-HBs Antikor titresi koruyucu düzeyinde oluşmuş ise Kronik Hepatit B taşıyıcısı bireyin onu evlat edinmesinde sakınca olmayacağı bildirildiğinden ve rapor hükme dayanak yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre evlat edinme talebinde bulunan başvurucunun pozitif hepatit HBS AG'sinin mevcut olduğu, 31.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda evlat edinilecek çocuğun Anti-HBs Antikor titresi koruyucu düzeyde (>10 IU/ml) oluşmuş ise davacının evlat edinmede Kronik Hepatit B taşıyıcısı olmasının engel teşkil etmediği; ancak bu değerlendirmenin evlat edinilecek çocuğun aşı durumuna ve bağışıklı düzeyine göre değişkenlik gösterebileceği ifade edilmiştir. Raporda yer verilen bu değerlendirme, koşula bağlı ve genellemeye açık olmayan nitelikte olup taşıyıcılık durumunun evlat edinmeye her koşulda engel teşkil etmediği yönünde net ve bağlayıcı bir görüş içermemektedir.
Önemle vurgulamak gerekir ki, somut dosyada evlat edinilmek istenen belirli bir çocuk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bağışıklık düzeyi, aşı geçmişi veya tıbbi durumu bilinmeyen bir çocuk üzerinden “bulaş riski yoktur” şeklinde kesin bir değerlendirme yapmak varsayıma dayalıdır. Evlat edinme kararı, çocuğun üstün yararı ilkesine dayanmakta olup (4721 sayılı TMK md. 320, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md. 3), bu tür ihtimallerin özenle değerlendirilmesi yargılamanın doğası gereğidir.
Mahkemece, davalı idarenin ileri sürdüğü çocuk sağlığını ilgilendiren bu olgular, karar gerekçesinde hiç tartışılmamış, yalnızca bilirkişi raporuna dayanılarak evlat edinmeye ehliyet ve yeterliliğin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Oysa bilirkişi görüşleri hakimi bağlamaz (HMK md. 266/2); hâkim tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar vermek zorundadır.
Sonuç olarak, davacı taşıyıcı olsa bile bu durum tek başına evlat edinmeye engel oluşturmaz ise de çocuğun üstün yararı gereği risklerin bilimsel çerçevede ve çocuğun bireysel durumu özelinde değerlendirilmesi ve ihtimal dahilinde kalsa da evlat edinilecek çocuğun sağlığının riske atılması çocuğun yüksek menfaatine uygun olmayacaktır. Davalı kurumun evlat edinme başvurusunun reddi gerekçeleri yerinde olduğu ve bu suretle davanın reddine karar verileceği yerde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişki yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.