Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7143 K.2025/4887

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/7143 📋 K. 2025/4887 📅 12.05.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/7143 E.  ,  2025/4887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1162 E., 2024/1741 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/838 E., 2024/21 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarı ile yoksulluk nafakasının toptan bağlanması yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Kanun'un öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı erkek tarafından hükmün tamamı yönünden istinaf edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı erkeğin kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasına uygulanan artış yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacı kadın vekili tarafından tedbir nafakalarının miktarları ve iştirak nafakasının miktarı istinaf edilmeyerek onun yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı kadın vekilinin tedbir nafakalarının miktarları ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı kadın vekilinin sair, davalı erkek vekilinin tüm yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin tüm, davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların ortak çocuğu ... 22.12.2020 doğumlu olup İlk Derece Mahkemesince velâyetinin davacı anneye verildiği, ancak davacı annenin dosya temyiz incelemesinde iken 17.03.2025 tarihli beyan dilekçesi ile ortak çocuk ...'ın velâyetinden vaçgeçtiğini, ortak çocuğun geçici ve kalıcı velâyetinin davalı babaya verilmesini istediğini beyan etmiştir. Dosya içerisinde mevcut 13.07.2023 tarihli sosyal inceleme raporunda da ortak çocuğun velayetinin davalı babaya verilmesinde herhangi bir engel bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı annenin velâyetin babaya verilmesine yönelik beyan dilekçesi, davalı babanın velâyetin kendisine verilmesine yönelik istemi ve 13.07.2023 tarihli sosyal inceleme raporu doğrultusunda, ortak çocuğun yaşı ve üstün yararı da gözetilerek velâyetinin babaya verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı kadın vekilinin, tedbir nafakalarının miktarları ve iştirak nafakasının miktarına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere velâyet yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
b.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı kadın vekilinin tüm, davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'ya yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'a iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.