Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1230 K.2023/7586

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1230 📋 K. 2023/7586 📅 19.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/1230 E.  ,  2023/7586 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/498 E., 2021/330 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Gaziantep ili, Nizip ilçesi, ... köyünde bulunan yaklaşık 3.100 m2’lik taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakıldığını, oysa bu alanın mirasbırakan babasından taksimen kendisine kalan adına kayıtlı 191 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu, taşınmazı imar-ihya edip babası ve ondan sonra da kendisi tarafından 30-35 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını belirtip, taşınmazın Hazine adına tescilini talep ederek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2011/392 E. 2014/1005 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile fen bilirkişisi ...'nun 30.03.2012 havale tarihli raporuna ekli krokide 112/Y2 ile gösterilen 1.520,52 m2'lik alanın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2016/18148 E. 2020/1888 K. Sayılı kararıyla özetle; "...Karar tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi gereğince ... ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişilikleri olarak davaya dahil edilmeleri ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, diğer yandan Mahkemece, dosyadaki bilgiler özetlendikten ve davanın nitelendirilmesi yapıldıktan sonra hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve hüküm fıkrasının aynısı tamamen yazılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup kabul edilen hükmün hangi maddi ve hukuki gerekçe ve nedenlere dayandığının tartışılarak değerlendirilmemesinin de isabetsiz olduğu...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisi ...'nun 30.03.2012 havale tarihli raporuna ekli krokide 112/Y2 ile gösterilen 1.520,52 m2'lik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacının imar-ihyasının söz konusu olmadığı gibi dosyada imar-ihya tarihinin de net olarak ortaya konmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tespit harici bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. 1971 yılında Gaziantep ili, Nizip ilçesi, ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz bölümünün tescil harici bırakıldığı, kadastro paftasında ve diğer belgelerde tescil harici bırakılma nedenine ilişkin bir belirtmenin olmadığı, çekişmeli bölümün paftasında dere kenarında gösterildiği, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından taşınmazın "dere yatağı" olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
2. Somut olayda, Mahkemece davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı ya da derenin aktif etki alanında kalıp kalmadığı husularında hiçbir tespit yapılmamış, yine ziraat mühendisi ve jeodezi mühendisi bilirkişi raporlarında da imar-ihya hususunda hiç bir değerlendirme yapılmamış olup Mahkemece yetersiz ve soyut bilirkişi raporlarına itibar edilerek sonuca gidilmiştir.
3.Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, önceki bilirkişilerden farklı seçilecek ziraat mühendisi bilirkişisi, jeolog mühendisi bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı,
4. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandıği, derenin yatak değiştirip değiştirmediği, sel baskını olup olmadığı, en son sel baskının ne zaman olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı,
5.Ziraat mühendisi bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihya edilip edilmediğini, imar-ihya edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmazın halen dere yatağı vasfında olup olmadığını belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerinde taşınmazın sınırlarının işaretlenmesi istenilmeli,
6. Jeoloji mühendisi bilirkişisinden zemin incelemesi yaptırılarak dava konusu taşınmazın dere yatağı vasfında olup olmadığı, halen aktif ya da pasif dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve derenin taşkın sahası kapsamında bulunup bulunmadığı ve derenin aktif olup olmadığı hususlarında kot farkını da gösterir ayrıntılı rapor alınmalı,
7. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle incelenme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, derenin yatak değiştirip değiştirmediği, imar-ihya edilip edilmediği, imar-ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmeli,
8. Fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve komşu parselleri de gösterir şekilde harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadğına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.