Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8591 K.2025/4524

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/8591 📋 K. 2025/4524 📅 05.05.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/8591 E.  ,  2025/4524 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1144 E., 2024/1711 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Keçiborlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2023/11 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince lehine belirlenen tedbir ve yoksulluk nafakası miktarlarına ilişkin hükmün davalı kadın tarafından istinaf edilmediği, bu yönlerden Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir hüküm kurulmadığı, davalı kadının İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve istinaf edilmeyerek kesinleşen tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Davalı kadının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Mahkemece, davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu, kadının ise hafif kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanmaya karar verilmiş ise de; Mahkemece kadına, "müşterek konutun anahtarını değiştirerek erkeğin eve gelmesini engellediği ve tarafların ayrılık yaşadığı dönemde sağlık durumu bozulan erkeğe yardımcı ve destek olmadığı" vakıaları kusur olarak yüklenmiş olup bu vakıalara yönelik hükme esas alınan tanık beyanlarının soyut ve duyuma dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu beyanlara dayanarak kadına bu vakıaların kusur olarak yüklenmemesi mümkün değildir. Toplanan delillerden kadının başkaca kusurlu bir davranışı da ispat edilememiştir. Bu durumda, davacı erkek İlk Derece Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere kadın ve ortak çocuklara karşı fiziksel şiddet uygulamak ve birlik görevlerini ihmal ederek maddi ve manevi anlamda kadın ve ortak çocuklarla ilgilenmemek suretiyle tam kusurludur. Bu itibarla erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası miktarlarına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyerek kesinleşen yön olmakla REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.