Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6823 K.2025/4357
2. Hukuk Dairesi 2024/6823 E. , 2025/4357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/759 E., 2024/648 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Eşyasının İadesi - Alacak
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/459 E., 2022/867 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından TMK 161 ve 163 dayalı davalarının reddi, tazminatların, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarı, tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddi, kişisel ilişki düzenlemesi, ziynet alacağı talebine ilişkin öncelikle aynen talebi hakkında karar verilmemesi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen kendi maddî ve manevî tazminat talepleri ile ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Taraf vekillerinin boşanma ve fer'îlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, kadının 4721 sayılı TMK 161. ve 163. maddesi uyarınca açtığı davalarının reddine, tarafların 4721 sayılı TMK 166/1. maddesi uyarınca açtıkları boşanma davalarının kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, karara karşı; davacı-davalı kadın vekili tarafından; 161. madde uyarınca açılan davasının reddi, kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminatın miktarları, nafaka ve tazminatlara faiz verilmemesi, ziynete ilişkin öncelikle aynen talebi hakkında karar verilmemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmemesi yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, reddedilen kendi maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden istinaf yoluna başvurulmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen başvurunun kısmen kabulü ile kabul edilen yönlerden yeniden esas hakkında hüküm verilmesine dair karar taraflarca yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı-davalı kadın tarafından TMK 161 maddesi uyarınca zina hukuki sebebine dayalı açılan davasının reddi yönünden de istinaf konusu yapıldığı halde, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, kadının bu itirazının incelenmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesine göre resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ayrıca hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak olan iş tüm istinaf istemleri yönünden inceleme yaparak bir karar vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Tarafların ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-davalı kadın tarafından dava dilekçesinde; düğünde takılan takılar ile borç ödemesi yapıldığı belirtilmiş, cevaba cevap dilekçesi ile de düğünde takılan takıların davalı-davacı erkek eş tarafından alındığı, ev satın alınırken satılıp paraya çevrilerek bankaya yatırılan ziynet paralarının bile erkek eşe EFT yolu ile gönderildiği, ancak verilen sözlerin yerine getirilmeyerek takıların iade de edilmediği iddia edilmiştir. Davalı-davacı erkek cevap dilekçesinde kadının ziynet eşyalarına ilişkin talebini somutlaştırması gerektiğinden bahisle usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacı-davalı kadının tanıkları dinlenmiş ise de kadının iddia ve beyanlarında bahsi geçen tapu ve banka kayıtlarına ilişkin deliller toplanmamış, bu kayıtlar ve tanık beyanları tartışılarak hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik delile dayalı olarak hüküm verilmiştir. Tarafların dayandığı tüm deliller eksiksiz toplanarak, tanık beyanları ve deliller hep birlikte değerlendirilip karar gerekçesinde tartışılmak suretiyle hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.