Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/116 K.2025/4354

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/116 📋 K. 2025/4354 📅 29.04.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/116 E.  ,  2025/4354 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2817 E., 2024/2709 K.
DAVA TÜRÜ : Taşınmazın Aile Konutu Olduğunun Tespiti ve Davacının Kira Sözleşmesine Taraf olarak Eklenmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/247 E., 2024/455 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı ile vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hukuki yarar dava şartı olduğundan kamu düzenine ilişkin olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen yapılan incelemede;
Davacı erkek vekili tarafından taşınmazın aile konutu olduğunun tespiti ve davacının kira sözleşmesine taraf olarak eklenmesi talepli açılan dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın davacı ve davalılardan ...'ün aile konutu olması nedeniyle davalı ...'e karşı açılan davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi gereği aile konutu tespiti davasının ancak eşe karşı açılabileceği, üçüncü kişilere husumet yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davacının kira sözleşmesine taraf olarak eklenmesine ilişkin talebinin ise kiralayana yapılacak tek taraflı bildirimle kira sözleşmesinin tarafı haline gelebilmesinin mümkün olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı erkek vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir.
Somut olayda; davacı erkek tarafından, aile konutu olduğunun tespiti talep edilen taşınmazda davacı erkek ile davalı ...'ün kira sözleşmesi ile oturdukları, davalı ...'ün dava konusu taşınmazın maliki olmadığı, davacının 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki korumadan ancak davalı kadının dava konusu taşınmazın mülkiyetine sahip olması durumunda faydalanabileceği; yine kira sözleşmesi ile oturulan ev için ev sahibine tek taraflı bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olabileceği halde yapmadığı gibi kiralanan taşınmazın aile konutu olduğu yönünde eşler arasında çekişme bulunmadığı, bu durumda davacının davalı ...'e karşı da dava açmakta hukuki yararının olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davalı ...'e karşı açılan aile konutunun tespiti davası yönünden de hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.