Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2178 K.2025/4341
2. Hukuk Dairesi 2025/2178 E. , 2025/4341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/14 E., 2024/9 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, karşı davanın ve fer’ilerinin kabulü, kusur belirlemesi ve ortak velâyet talebinin değerlendirilmemesi yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma ve ziynet alacağına yönelik davalarının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin asıl davasının reddine, kadının karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine, kadının ziynet alacağı davasının reddine hükmedilmiştir. Tarafların kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kadının reddedilen ziynet alacağı davasında erkek yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden kısmi düzeltme yapılmış olup diğer hususlarda esastan ret kararı verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce erkeğin tüm, kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile velayeti anneye verilen ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatların miktarının az olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı sonrasında kadın tarafından nafaka ve tazminat miktarları yönünden ıslah dilekçesi sunulmuş olup İlk Derece Mahkemesince ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakaları ile kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatların miktarı artırılmıştır. Dairemizce sadece iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminatların miktarı yönünden bozma yapılmış olup çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı ise bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Kesinleşen tedbir nafakası yönünden bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
4.Davalı-davacı kadın, karşı dava dilekçesinde erkekten 50.000,00 TL manevî tazminat istemekle talebini bu miktarla sınırlamıştır. Manevî tazminat isteği, niteliği itibarıyla tektir ve bölünemez; bölümler halinde istenemez. Başlangıçta talep edilen manevî tazminat miktarı, ıslahla da olsa artırılamaz. Bu bakımdan davalı-davacı kadının ıslah dilekçesi ile manevî tazminat miktarını artırmış olması geçerli kabul edilemez. Bu duruma göre hakim, başlangıçtaki taleple bağlıdır. Talepten fazlaya hükmolunamaz (HMK m.26). Bu yön gözetilmeden talepten fazla manevî tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2), (3), (4) ve (5) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile manevi tazminatın miktarı yönünden erkek yararına, maddi tazminatın miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.