Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7420 K.2025/4100

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/7420 📋 K. 2025/4100 📅 21.04.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/7420 E.  ,  2025/4100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1669 E., 2024/1264 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/548 E., 2022/123 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın ve ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakasının miktarları, hükmedilen iştirak nafakalarına artış oranı takdir edilmemesi, kadın lehine yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kısmen kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı kadın tarafından ilk defa temyiz dilekçesiyle lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin kadın tarafından istinaf edilmediği, bu yönde Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir hüküm kurulmadığı dikkate alınmakla kadının lehine yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerektiği yönündeki talebi hususunda temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Boşanmaya sebep olan olaylarda mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin az; kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). Günün ekonomik koşullarına göre ortak çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen tedbir nafakası azdır. O halde; Türk Medeni Kanununun 185/2 inci maddesi uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere ortak çocuklar yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı kadının lehine yoksulluk nafakası takdir edilmesi talebine yönelik yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (3) ve (4) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere kusur belirlemesi ve ortak çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarları yönünden BOZULMASINA,
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.