Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7233 K.2025/3682
2. Hukuk Dairesi 2024/7233 E. , 2025/3682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/583 E., 2024/751 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kalecik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2019/122 E., 2022/352 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka miktarı, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince evliliğin ilk zamanlarından itibaren taraflar arasında geçimsizliklerinin olduğu, cinsel birlikteliklerinin olmadığının taraflarca kabul edildiği, davacı-davalı erkeğin davalı-davacı kadına hakaret ettiği ve evlilik birliği yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalı-davacı kadının ise sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, her iki tarafın eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine hükmedilmiştir. Hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı kadının söz konusu eyleminin "güven sarsıcı davranış" olduğu, güven sarsıcı davranışının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 185 inci maddesinde düzenlenen sadakat yükümlülüğünün ihlali kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek esastan ret kararı verilmiştir. Karar davalı-davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından tarafların yaklaşık iki yıldır evli oldukları, aralarında cinsel birlikteliğin gerçekleşmediği, alınan rapor ile de kadının halen bakire olduğu anlaşılmaktadır. Her iki taraf da cinsel birlikteliğin karşı tarafça istenmediği iddiasını ileri sürülmüştür. Tarafların evli kaldıkları süre göz önüne alındığında, tarafların cinsel birlikteliğe engel olacak fizyolojik ve psikolojik bir rahatsızlığının olup olmadığı hususunda rapor alınması ve tüm delillerin değerlendirilmesi ile sonucu uyarınca kusur belirlemesi ve derecelendirmesi yapılarak bir karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre kesinleşmeyen yönlerden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.