Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5188 K.2025/3411

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5188 📋 K. 2025/3411 📅 08.04.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/5188 E.  ,  2025/3411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/42 E., 2024/496 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/1547 E., 2022/236 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından hükmün tümü yönünden temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Taraflar arasındaki boşanma davasında, davacı erkeğin 29.11.2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davacı erkek mirasçısı tarafından davaya 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi hükmü uyarınca kusur tespiti yönünden devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince karar yerinde müteveffa erkeğe her hangi bir kusur yüklenmemesine karşın, hüküm fıkrasında “evlilik ölümle son bulduğundan boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının ağır kusurlu olduğunun tespitine” karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı eş hükmün tümü yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı müteveffa erkeğe kusur yüklenmediği halde evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davalının " ağır kusurlu" olduğu yönündeki tespitin maddi hatadan kaynaklandığı ve evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davalının "tamamen" kusurlu olduğunun kastedildiğinin anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince kusur belirlemesi yönünden devam eden davada sağ kalan eş olan davalının boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, sağ kalan eş olan davalının ağır kusurlu olduğu şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı kadın vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davalı kadın vekilinin kusur belirlemesineyönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kusur belirlemesine ilişkin esastan ret kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının (1) numaralı hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan “davalı ...'nun ağır kusurlu olduğunun tespitine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “Sağ kalan davalı eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunun tespitine” ibaresinin yazılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.