Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7150 K.2025/3383
2. Hukuk Dairesi 2024/7150 E. , 2025/3383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1199 E., 2024/1797 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fatsa Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/584 E., 2024/65 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından maddî ve manevî tazminat miktarları ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat, faize ilişkin usuli kazanılmış hak ile nafakalar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın ve davalı erkeğin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, davacı kadının dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatlar için faiz talebinde bulunduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara faiz işletilmediği, bu husus davacı kadın tarafından açıkça istinaf edilmediği ve davalı erkek lehine faiz yönünden usule ilişkin kazanılmış hak oluştuğu halde Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara faiz işletildiği anlaşılmaktadır. O halde, faiz yönünden erkek lehine oluşan usule ilişkin kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı ile yoksulluk nafakası miktarı yönünden ve erkek aleyhine maddi ve manevi tazminatlara faiz işletilmesi yönünden BOZULMASINA,
2.Davacı kadın vekilinin ve davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.