Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6544 K.2025/3378
2. Hukuk Dairesi 2024/6544 E. , 2025/3378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/107 E., 2024/1376 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/1497 E., 2022/1853 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat miktarları ile nafakaların miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat, nafakalar ve dinlenmeyen tanıkları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 243 üncü ve 244 üncü maddelerinde tanıkların dinlenilmek üzere nasıl davet edilecekleri, 245 inci maddesinde ise, usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanıkların zorla getirtileceği ve uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı erkeğin cevap dilekçesinde tanıklarını bildirdiği, Mahkemece tanıklar ... ve ...'nin zorla getirtilmesine karar verildiği, adli kolluk tarafından düzenlenen 10.11.2022 tarihli tutanakta ise zorla getirme kararının tarafların yaşlı ve yürüyemeyecek derecede hasta oldukları gerekçesi yerine getirilmediğinin bildirilmesine rağmen, Mahkemece, davalı vekilince tanıkların bir sonraki celse hazır edilmesi halinde dinlenilmesine karar verildiği, akabinde davalı vekiline tanıklarının isim ve adreslerini dosyaya bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine, tanıklarının isim ve tebliğe yarar açık adreslerini verilen kesin süre içerisinde bildirilmemesi veya gelecek celse duruşmada tanıklarının hazır edilmemesi davalı vekilinin bildirilen adresinde tanıklara ulaşılamaması yahut adreslerinin yetersiz olması halinde tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verildiği, bir sonraki celse davalı vekilinin tanıklarının hazır olduğunu beyan ettiği, ancak tanıklar dinlenmeden davacı vekilinin duruşmaya mazeretsiz katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, devam eden celsede Mahkemece ara karar ile davalı tanıkları ... ve ...'nin dinlenilmesinden vazgeçilerek yargılamaya son verilip hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Usulüne uygun bildirilen davalı tanıkları dinlenilmeden yapılan yargılama ile hüküm kurulması, iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir. Ayrıca Mahkemece, tanıkların duruşmada hazır edilmeleri taraflara yüklenemeyeceği gibi, adli kolluğun zorla getirme kararını yerine getirmemesinin sonuçları da taraflara yüklenemez. Ayrıca davalı erkek yargılama sırasında bu tanıkların dinlenilmesinden de vazgeçmemiş olup 6100 sayılı Kanunu'nun 241 inci maddesini koşulları da oluşmamıştır. O halde davalı erkeğin bildirdiği ve dinlenilmesinden açıkça vazgeçilmeyen tanıklar ... ve ...'nin 6100 sayılı Kanunu'nun 240 ncı ve devamı maddeleri gereğince önce usulüne uygun davet edilip, gelmedikleri takdirde zorla getirilmesi; hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığın ise gerektiğinde aynı Kanun'un 259/3 üncü maddesi uyarınca bulunduğu yerde dinlenmeleri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.