Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7260 K.2025/3314
2. Hukuk Dairesi 2024/7260 E. , 2025/3314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/491 E., 2024/705 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/282 E., 2022/857 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakasının kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava; tarafların karşılık olarak açtıkları evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı karşı davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek kadının asıl davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile her iki davanın da reddi gerekirken, erkeğin davasının kabul edilmesinin doğru olmadığını fakat erkeğin davasının kabulü ile verilen boşanma hükmü istinaf kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiğini, kadına yüklenen kusurlar gerekçeden çıkarılarak davacı- karşı davalı kadının kusurlu davranışının bulunmadığı şeklinde gerekçe düzeltilmiş ve boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin kusurlu olduğu şeklindeki istinaf isteminin ise esastan reddine, kadının tazminat taleplerinin reddine, kadın hakkında yoksulluk nafakası şartları oluştuğundan yoksulluk nafakasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı erkek vekilince, kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakasının kabulü yönünden temyiz edilmiştir.
Dosya tetkikinden; Bölge Adliye Mahkemesi'nce " tarafların sosyal inceleme raporundaki beyanları kapsamında; davacı-davalı kadının 05.03.2021, davalı-davacı erkeğin ise 11.03.2021 tarihinde açtığı boşanma davalarından bir ay kadar sonra tarafların bir araya gelip bir süre birlikte yaşadıkları ve sonra yeniden ayrıldıkları, davaya rağmen eşlerin bir süre birlikte yaşaması evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, sürdürülebilir olduğunu ve davadan önceki olayların taraflarca hoşgörü ile karşılandığını, taraflara boşanma davasının açılmasından önceki izafe edilen maddi vakıaların kusur olarak yüklenemeyeceği ve her iki davanın reddine karar verilmesi gerekirken erkeğin açtığı boşanma davasında, kadına kusur yüklenilmesi ve boşanmaya neden olan olaylarda kadının tamamen kusurlu bulunması usul ve yasaya aykırı...." olduğu gerekçesi ile kadının da kusursuz olduğuna, tarafların, dava açıldıktan sonra bir arada yaşamaları ile izafe ettikleri kusurları affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığına karar verilmiş ise de sosyal inceleme raporunu düzenleyen uzman tarafından taraflara ait olduğu belirtilmek suretiyle rapora geçirilen beyanlardan; tarafların bir araya geldiklerinin veya birbirine izafe ettiği kusurlu davranışları affettiği ya da hoşgörü ile karşıladığının sabit olduğu kabul edilemez. Gerçekleşen duruma göre, Bölge Adliye Mahkemesince deliller bu çerçevede değerlendirilerek istinaf talepleri konusunda karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.