Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6598 K.2025/3100
2. Hukuk Dairesi 2024/6598 E. , 2025/3100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/944 E., 2024/1471 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/353 E., 2023/780 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, kişisel ilişki süresi ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının kabul edilen davası, velayet, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların boşanma davaları ve fer'ileri yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre tarafların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde nikah merasiminde takılan tüm ziynet eşyalarının tanıdık olan kuyumcuda nikahtan sonra bozdurulduğunu ve müşterek evin alımında kullanıldığını belirterek ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde de bedelinin ödenmesini talep etmiş davalı-karşı davacı taraf ise evin satın alımı sırasında her iki tarafın da kredi çektiğini, kadının kendi payına düşen kredi borcunu ödemek için yine kendi rızası ile bir kısım altınlarını bozdurduğunu, kalan altınlarını da evi terk ettiği ilk süreçte götürdüğünü beyan ederek davanın reddini savunmuş, İlk Derece Mahkemesince "...İddia, savunma, tanık beyanları ve kredi evrakları hep birlikte gözetildiğinde altınların düğünden sonra bozdurulduğu ve harcandığı anlaşılmış olup her ne kadar davalı tarafça bu ziynetlerin kadının kendi payına düşen kısmın borcunun kapatılması nedeniyle kullanıldığı iddia edilmiş ise de kredi evrakları ile taksitlerin ödemelerinin devam ettiği ve toplu ödeme yapılmadığı anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmemiştir. Bu haliyle varlığı tanık beyanları ile tespit edilen ziynetlerin davalı-karşı davacı tarafça satıldığı ve davacı-karşı davalıya iade edilmediği kanaatine ulaşılmıştır..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "...davacı ziynet eşyalarının bozdurularak ev alındığını beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre alınan evin 1/2 hisselerle taraflar adına tescilli olduğu anlaşıldığından Yargıtay 2.Hukuk dairesinin 2021/9241 esas 2022/779 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere davacı ziynet alacağını başlı başına dava konusu yapamaz. Davacının ziynet alacağı talebinin mal rejimi tasfiyesi sırasında tartışılması gerekir. Bu itibarla ziynet alacağına yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; müşterek evin evlilik birliğinden önce taraflarca 1/2 oranında adlarına paylı mülkiyet şeklinde satın alındığı, evin alımında her iki tarafça ayrı ayrı kredi kullanıldığı, kredi ödemelerinin devam ettiği, 08.01.2018 tarihinden her ikisi adına olan krediler için eşit miktarda ara ödeme yapıldığı, tanık beyanları ile de ziynetlerin taraflarca evin kredi borcu için bozdurulduğu anlaşılmaktadır. Müşterek ev, her ne kadar evlilik birliğinden önce taraflarca paylı mülkiyet olarak satın alınmış ise de, serbest iradeyle paylı şekilde tescil edildikten sonra taşınmazın edinilmesi için taraflarca çekilen kredilerin evlilik birliği içerisinde gerçekleşen ödenen kısımları yönünden yapılan katkılar mal rejiminin tasfiyesine konu edilebilecektir. Ancak işbu davada kadın ziynetlerle erkeğin hissesine yönelik yaptığı katkı yönünden seçimlik hakkını mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak olarak değil, ziynet eşyalarının iadesi şeklinde kullanmış olup davacı-karşı davalı kadının erkeğin adına olan kredinin ara ödemesi için bozdurulan ziynet eşyalarına yönelik talebi kişisel malın iadesi talebi niteliğindedir. Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında gösterilen Dairemizin 2021/9241 Esas 2022/779 Karar sayılı kararında bahsi geçen ziynetlerin bozdurulması ile alınan taşınmazın tamamının davacı kadın eş adına kayıtlı olduğu, somut olayın emsal olarak gösterilen karara uygun olmadığı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince; işin esasına girilerek, delillerin değerlendirilmesi sonucu ziynet alacağı davasının esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ret kararı verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (2) numaralı paragrafda belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere taraf vekillerinin boşanma davaları ve fer'îlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ...'e yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'ya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.