Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6211 K.2025/2500

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6211 📋 K. 2025/2500 📅 10.03.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/6211 E.  ,  2025/2500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/851 E., 2024/1397 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/1360 E., 2023/268 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat miktarı, karşı davanın kabulü yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, aleyhine nafaka ve tazminata hükmedilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkek, daha ağır kusurlu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden taraflara yüklenen kusurlarla birlikte; dosya kapsamından kadının kıskanç olduğu, erkeğin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirdiği anlaşılmaktadır. Bu eylemlerinde kadına kusur olarak yüklenmesi gerekir. Mahkemelerce belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davalı-davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddi ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, hükmedilen maddi ve manevî tazminatlar yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.