Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5760 K.2025/2320

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5760 📋 K. 2025/2320 📅 04.03.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/5760 E.  ,  2025/2320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/542 E., 2024/841 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk ve iştirak nafakası ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkeğin aşağıdaki bent dışındaki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Velâyet düzenlemesi yapılırken gözönünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı" (BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.1; Türk Medeni kanunu m.339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b)'dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. İlk Derece Mahkemesince tarafların ortak çocukları olan 2008 doğumlu ... ve 2010 doğumlu ...'nun velâyeti davacı anneye verilmiş; hükme karşı davalı baba tarafından velâyet yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmamış olmakla birlikte; davalı baba, temyiz dilekçesinde çocukların fiilen kendisi ile yaşadığını belirtmiş, velayet yönünden kararın bozulmasını talaep etmiştir. Yargılama sürecinde de davalı baba gerek duruşmalarda gerekse beyan dilekçelerinde çocukların kendi yanında yaşadığını belirterek velayet talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; babanın kamu düzeninden sayılan velâyet konusundaki, annenin çocukların sorumluluğunu kendisine bıraktığı ve çocukların fiilen baba yanında bulunduğu yönündeki iddiaları ve dosya kapsamındaki diğer bilgi, belge ve tespitler çerçevesinde; yeniden anne ve babanın yaşadığı yer, sosyal çevre ve çocukların gelişim durumunun incelenerek, yapılacak incelemeler sonucu uzman görüşü ve çocukların beyanları da alınarak ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocukların menfaatine olacağı tespit edilip, velâyet hakkında sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek yararına velâyet yönünden BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.