Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5052 K.2025/1513

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5052 📋 K. 2025/1513 📅 17.02.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/5052 E.  ,  2025/1513 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/846 E., 2024/611 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Eşyasının İadesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/539 E., 2022/61 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, kişisel ilişki, lehine hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı, nakit paranın iadesinin reddi kararı ve vekâlet ücreti yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatları, lehine tazminata hükmedilmemesi ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1. Davacı -karşı davalı kadın vekilinin nakit paranın iadesine ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla 6100 sayılı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bu itibarla davacı karşı davalı kadın vekilinin nakit para iadesine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin diğer, davalı -karşı davacı erkek vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
a.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında erkeğin kendisine hakaret ettiği vakıasına dayandığının, yargılama sırasında dinlenen tanıklar .... anlatımları ile de bu vakıa ispatlandığından davalı -karşı davacı erkeğe "hakaret etme" vakıasının kusur olarak yüklenmesi gerektiğinin, kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı -karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı -karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin nakit paranın iadesine ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin diğer, davalı -karşı davacı erkek vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden davacı -karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı -karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı -karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Ülkü'ye iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.