Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/890 K.2025/1447
2. Hukuk Dairesi 2025/890 E. , 2025/1447 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/737 E., 2023/1221 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Aile Mahkemesi (Birleşen Bursa 2.Aile Mahk. 2020/129 E.-2022/785 K.)
SAYISI : 2022/819 E., 2022/941 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın ve ferilerinin reddi, kabul edilen tedbir nafakası miktarı yönünden, davalı-davacı erkek kusur belirlemesi, birleşen davanın reddi ve kabul edilen tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; boşanma davası devam ederken davacı- davalı kadının 06.10.2022 Tarihinde Kıbrıs'tan Türkiye'ye geldiği, tarafların birlikte tatil yaptıkları, aynı odada kaldıkları, bu şekilde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı, bu nedenler ile affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylar boşanma davasında taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği gerekçesi ile kadının asıl boşanma davası ile erkeğin birleşen boşanma davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı- davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın ve ferilerinin reddi, tedbir nafakası miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın reddi, kadın için kabul edilen tedbir nafakası ve miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın ve ferilerinin reddi, kabul edilen tedbir nafakası miktarı yönünden, davalı-davacı erkek kusur belirlemesi, birleşen davanın reddi ve kabul edilen tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmiştir.
3.Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı erkek vekilinin 16.11.2022 tarihli dilekçesinde, kadının 06.10.2022 tarihinde Türkiye'ye geldiğini, davalı-davacı erkek ile Erdek'te bulunan yazlıklarında üç gün birlikte kaldıklarını, Setbaşı semtinde bulunan aile konutunda gece aynı odada birlikte kaldıklarını, Bursa'da ikamet eden müşterek çocukları Merve'nin evinde birlikte kaldıklarını beyan edip ekte taraflara ait olduğunu iddia ettikleri birlikte çekilmiş 5 adet fotoğrafı dosyaya ibraz ettiği, davacı- davalı kadın vekili ise erkeğin ortak çocuk Merve'nin hasta olduğuna dair ses kaydı göndererek kendisini getirttiğini, birlikte aynı odada kalmadıklarını ve barışmadıklarını, fotoğraflarda tarihin belli olmadığı gibi kabul edilse dahi tarafların aynı ortamda bulunmalarının af olarak kabul edilemeyeceğini beyan ve iddia ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde yer verdiği kadının 06.10.2022 Tarihinde Kıbrıs'tan Türkiye'ye geldiği, tarafların birlikte tatil yaptıkları, aynı odada kaldıkları, bu şekilde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin kusurlu davranışlarını affettikleri şeklinde değerlendirme yapılmış ise de, tarafların birlikte fotoğraflarının bulunması tarafların barışıp bir araya geldiklerinin kabulü için yeterli olmadığı gibi bu vakıanın af kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekir. Ayrıca tarafların bir araya geldiklerine, yazlığa gidip tatil yaptıklarına ve aile konutunda aynı odada birlikte kaldıklarına dair davalı-davacı erkeğin soyut beyanı dışında yeterli ve inandırıcı delil elde edilememiş olup affın varlığının kabulü mümkün değildir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun olarak dosyaya sunulan deliller dikkate alınarak, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler açıkça gösterilerek istinaf incelemesi yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tarafların barışıp bir araya geldikleri ve birbirlerini affettikleri gerekçesi ile açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre, asıl ve birleşen boşanma davası yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.