Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3668 K.2025/1365
2. Hukuk Dairesi 2024/3668 E. , 2025/1365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/526 E., 2024/543 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/1116 E., 2024/23 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkeğe verilen tazminatlar, yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davacı-davalı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm,kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda kadının, ev işlerini yapmadığı, sürekli telefonu ile meşgul olduğu, eşine hakaret ettiği, asılsız şikayette bulunmakla eşini tehdit ettiği, kadının kök ailesinin erkeği tehdit ettikleri, erkeğin ise; kadının abisi dışındaki aile mensuplarının evlerine gelmelerine izin vermediği, böylelikle kadının ailesini istemediği, kadının abisini telefonla arayarak "gelin kızınızı götürün, yoksa ben göndereceğim, kardeşinle boşanacağım, onunla işim" olmaz demek suretiyle kadını istemediği, birliğin sarsılmasında kadının ağır; erkeğin az kusurlu olarak kabul edilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadına kusur olarak yüklenen asılsız şikayette bulunmakla eşini tehdit etme ve kadının kök ailesinin erkeği tehdit etmeleri vakıalarının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları uyarınca boşanmaya sebebiyet veren olylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Erkek yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde erkeğin maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı -davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş olup tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi hususu da değerlendirilerek kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıdaki temyiz giderinin Yaşar'a yükletilmesine,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran Berivan'a iadesine,Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.