Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7118 K.2025/1326

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/7118 📋 K. 2025/1326 📅 12.02.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/7118 E.  ,  2025/1326 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3071 E., 2024/1494 K.
DAVA TÜRÜ : Evlilik Birliğine Hakimin Müdahalesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/337 E., 2023/253 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı baba dava dilekçesiyle, tarafların boşanma aşamasında oldukları sırada dünyaya gelen ortak çocuğa, davalı annenin, davacının husumet içerisinde bulunduğu kadının dedesinin ismini (... Ali) tek taraflı olarak verdiğini, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini, çocuğun bu kişi ile özdeşleşmesini istemediğini ileri sürerek ortak çocuğun isminin "....", "..." veya "..." olarak değiştirilmesini, bu mümkün değilse çocuğa tarafsız bir isim verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "taraflar arasında isim konusunda uzlaşının olmadığı, hakimin müdahalesinin gerekli olduğu" gerekçesiyle her iki tarafında tercihi olan isimler dışında ve bu isimlere benzer olmayan bir isim belirlenerek ortak çocuğun isminin "Adil" olarak değiştirilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı anne tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince "hem annenin hem de babanın çocuğun isminin konulması hususunda yasal haklarının mevcut olduğu, davacı babanın bu hakkının bertaraf edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince annenin yasal hakkı kapsamında tescil ettiği ismin korunması, hem de davacı babanın da tercih ettiği ve açıkça dava dilekçesinde belirttiği isimlerden birisinin eklenmesi gerektiği gözetilmeksizin tamamen farklı bir ismin belirlenmesinin yasanın amacına uygun düşmediği" gerekçesiyle gerek annenin gerekse babanın istek ve tercihlerinin karşılanması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle ortak çocuğun "... " olan adının" ..." olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Hüküm davacı baba tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çocuğa konulan ismin hakim müdahalesi ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. Hakimin müdahalesi ancak taraflar arasında açık bir uyuşmazlık bulunduğu durumlarda gündeme gelir.
Taraflarca ortak çocuğa verilen ismin, çocukla bir ömür boyu taşınacak bir kimlik değeri taşıdığı, bu nedenle hem anne hem babanın onayıyla belirlenmesinin çocuğun menfaati açısından önem arz ettiği kuşkusuzdur. Taraflar arasında ortak çocuğun ismine ilişkin yaşanan uyuşmazlık, yalnızca tercih farklılığından ibaret olmayıp, taraflardan biri açısından geçmişte yaşanmış ciddi kişisel husumetleri çağrıştıran ve psikolojik olarak kabulü zor bir anlam taşımaktadır. Davalı kadın vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "..." şeklinde üçlü bir isim belirlenmiştir. Ancak bir çocuğun hayatı boyunca taşıyacağı ismin belirlenmesinde, yalnızca taraflar arasındaki denge değil, aynı zamanda çocuğun sosyal çevrede kolayca kullanılabileceği, sade ve taşıması güçlük yaratmayacak nitelikte olması da gözetilmelidir. Üç ismin kullanımı, resmi işlerde, okul hayatında ve sosyal çevrede kullanım güçlüklerine neden olabileceğinden bu tür isim belirlemelerinde sadelik esastır. Bu bağlamda Bölge Adliye Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümü adına verdiği karar, taraflar arasında tam bir dengenin kurulması noktasında yeterli değildir.
Somut olayda, yargılama ve kanun yolu aşamalarında davalı annenin "Anıl" ismine karşı açık bir itirazının bulunmadığı, davacı babanın ise özellikle "..." ismine karşı geçmişte yaşanan husumet dolayısıyla ciddi rahatsızlık duyduğu görülmektedir. Davacının talepleri arasında "Anıl" isminin olduğu ve annenin de bu isme karşı çıkmadığı dikkate alındığında, tarafların ortak iradesine en yakın birleşimin "Ali Anıl" ismi olduğu anlaşılmaktadır. O halde, ortak çocuğun isminin tarafların istek ve çocuğun menfaatine en uygun isim olan "Ali Anıl" olarak değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.