Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/8984 K.2025/299

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/8984 📋 K. 2025/299 📅 15.01.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/8984 E.  ,  2025/299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3208 E., 2023/771 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/108 E., 2022/89 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi tazminatların reddi yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm; kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin başka kadınlarla uygunsuz mesajlaşmalarının olduğu, sadakatsiz davranışlarda bulunduğu, kadını aldattığı, faturaları ödemeyerek elektriğin ve suyun kesilmesine neden olduğu, kadının ise misafir istemediği, eşinin ailesine saygısız davrandığı, hakaret ettiği, eşinin cinsel isteklerine cevap vermediği ve bu konuda tedavi olmaya yanaşmadığı, bu suretle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine, kadının ziynet alacağı davasının ise reddine karar verilmitir. Hükmün taraflarca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının "ziynet alacağı davasının reddine" yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, tarafların "boşanma davaları ve ferilerine" yönelik istinaf başvurularının ise ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraflarca yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Dosyanın tetkikinden; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar kadına "vajinismus hastası olduğu, eşinin cinsel isteklerine cevap vermediği ve bu konuda tedavi olmaya yanaşmadığı" vakıası kusur olarak yüklenilmiş ise de bu vakıanın evliliğin ilk yıllarında olduğu, daha sonra kadının tedavi olduğu ve tarafların ortak çocuğunun doğduğu anlaşıldığından bu vakıa kadına kusur olarak yüklenemez. Bu durumda tarafların Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğn ağır, kadın az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun "boşanma ve fer'îleri yönünden" esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.