Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3377 K.2025/27

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3377 📋 K. 2025/27 📅 13.01.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/3377 E.  ,  2025/27 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/404 E., 2024/386 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/58 E., 2023/894 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, velâyet ve lehine hükmedilen tazminat miktarları yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, lehine yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata hükmedilmemesi, lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı ve erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı erkek vekilinin tüm, davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda gerçekleşen ve kabul edilen kusur durumuna göre davalı kadının " ağır kusurlu ", davacı erkeğin ise " az kusurlu " olduğu belirlenmiş ise de; kadın ve erkeğin sabit görülen mevcut kusur durumlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda "eşit kusurlu" olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin hafif kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davacı erkek yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, erkeğin maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde erkek lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince kadının boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmişse de; yukarıda 2. Paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde tarafların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi, davacı erkek lehine maddî ve manevi tazminata hükmedilmesi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi ve erkek lehine maddî ve manevi tazminata hükmedilmesi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davacı erkek vekilinin tüm ve davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu sair bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki temyiz giderinin ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'e iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.