Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/8573 K.2023/7544
1. Hukuk Dairesi 2022/8573 E. , 2023/7544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/75 E., 2022/179 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil ve tazminat davasında Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili (katılma yoluyla) ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları Mustafa'nın bankada bulunan parasının çekilmesi, adına kayıtlı taşınmazların intikalinin yapılması, doğrudan destek geliri ve mazot paralarının alınabilmesi için mirasçıların dava dışı kardeşleri ...'e vekâlet verdiklerini, ancak sonradan tapu müdürlüğünde yaptıkları araştırmada 08.01.2004 tarihli resmi senette vekil ... ve davalı ...'nün mirasbırakana ait dava konusu 213, 242, 249, 264, 266, 329, 331, 404, 408, 411, 515, 570, 645, 650 ve 724 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı 725 parsel sayılı taşınmazın mirasçılara intikalini sağlandıktan sonra dava konusu 213, 264, 266, 329, 331, 404,570 ve 650 sayılı parsellerin davalı ...'a, 242, 249, 408, 411, 515, 645 ve 724 sayılı parsellerin davalı ...'ye ve 725 sayılı parselin ise adı geçenler dışındaki mirasçılara eşit pay ile devredilerek sözde paylaştırma yapıldığını öğrendiklerini, bilahare davalı ...'nün 242 ve 249 parsel sayılı taşınmazları 12.09.2009 tarihinde dava dışı ...'ye, 408 ve 411 parsel sayılı taşınmazları 19.03.2010 tarihinde davalı kardeşi ...'a ve 515 ile 645 sayılı parselleri ise dava dışı kardeşi vekil ...'in oğlu davalı ...'ya satış suretiyle temlik ettiğini, vekil ...'in vekâlet görevini kötüye kullandığını, dava konusu devirlerin hileli ve muvazaalı olduğunu, davalıların da vekile ile el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini, kendilerine bir bedel ödenmediğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı taşınmazlar bakımından miras payları oranında iptal ve tescile, dava dışı ...'ye devredilen taşınmazlar yönünden ise tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, zamanaşımı süresinin geçtiğini, miras taksim sözleşmesinin iptali nedenlerinin olmadığını, davacıların anılan vekâletnameleri mirasbırakanlarından kalan taşınmazların taksimi için verdiklerini, eldeki davanın ancak vekile yöneltilebileceğini, davalı ...'nün 2010 yılında diğer davalılara ve dava dışı ...'ye yaptığı temliklerin de muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.11.2014 tarihli ve 2013/329 Esas, 2014/504 Karar sayılı kararıyla, taraflar arasında yapılan taksim sözleşmesinin geçerli olduğu, davacıların vekalet verdikleri sırada dava konusu taşınmazlardan kendilerine pay verilmeyeceğini bildiklerini ve bu nedenle eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedeninin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.03.2016 tarihli ve 2015/12057 Esas, 2016/3237 Karar sayılı kararı ile; "Davanın vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı olduğunun belirlenerek sonuca gidilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur...Hâl böyle olunca, gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, davalılara ve diğer mirasçılara bırakılan yerlerin temlik ve dava tarihi itibari ile değerlerinin saptanması, dinlenen tanıklara olaylara dayalı somut bilgilerin sorulması, delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuş; davalılar vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 28.11.2016 tarihli ve 2016/8387 Esas, 2016/10600 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.
B. Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen karar
Mahkemenin 28.11.2019 tarihli ve 2016/333 Esas, 2019/293 Karar sayılı kararı ile, vekil olan dava dışı ...'in vekalet görevini kötüye kullanarak davacı aleyhine işlem yaptığı, davalıların bu durumu bilebilecek konumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 02.03.2021 tarihli ve 2020/961 Esas, 2021/1127 Karar sayılı kararı ile, "08.01.2004 tarihli miras taksim sözleşmesiyle davalılara devredilen çekişme konusu taşınmazlar ile davacılar ve dava dışı mirasçılara devredilen dava dışı 725 parsel sayılı taşınmazın devir tarihi olan 08.01.2004 tarihindeki rayiç bedellerinin belirlenip değerlerinin karşılaştırılması suretiyle vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının saptanması gerekirken bozma ilamına yanlış anlam verilerek rayiç değerin tespitinde davalı ...'nün taksim sözleşmesi ile edindiği taşınmazlardan dava konusu 242 ve 249 parsel sayılı taşınmazları dava dışı ...'ye temlik ettiği 2009 yılının esas alınması, 725 parsel sayılı taşınmazın dava ve temlik tarihi itibariyle değerinin saptanmaması doğru değildir. Kabule göre de, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uygulaması sonucu çekişme konusu taşınmazların kayıtları kapatılarak yeni ada parsel numaraları aldığı gözetilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde kaydı kapatılan taşınmazlar üzerinden iptal – tescile karar verilmesi de doğru değildir." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taksim sonucu davacıların paydaş kılındığı dava dışı 725 parsel sayılı taşınmazın değeri ile davalılara verilen taşınmazların değerleri arasında büyük fark olduğu, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili (katılma yoluyla) ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili, Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğunu ancak tazminata ilişkin verilen hükmün bozma kapsamı dışında kaldığından kesinleştiğini, bozmadan önce her bir davacı için 4.096,50 TL tazminata hükmedildiğinden bozmadan sonra her bir davacı için 2.629,59 TL tazminata hükmedilmesinin, davacılar yararına hükmedilen avukatlık ücretinin müşterek ve müteselsil olmaktan çıkarılmasının ve davanın kabulüne karar verilmesiyle çelişkili olarak davalılar vekili yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını belirtip kararın belirtilen yönlerden bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili, geçerli ve ayakta olan miras taksim sözleşmesinin feshi ve iptali nedenlerinin bulunmadığını, davacıların elden taksim için belirttikleri vekaletnameleri vererek paylaşımın yapılmasını sağladıklarını, resmi akdin aksini iddia ve ispat etmenin aynı güçte yazılı belge gerektirdiğini, tarafların kardeş olup 2004 yılı başında yapılmış bir sözleşmenin sonucunu davacıların bilmemelerinin düşünülemeyeceğini, 08.01.2004 tarihli resmi paylaşım sözleşmesine davacılar tarafından itiraz edilmediği gibi bu sözleşmenin dava konusu da yapılmadığını, tanık olarak dinlenen kardeşlerin beyanlarının davacıların iddialarının aksini gösterdiğini, davacıların kendi kabul ve ikrarlarını gösterir dava içi ve dava dışı dosyaların kesin delil niteliğinde olup dosya kapsamında yer aldıklarını, bu durumun davacıların dava konusu yerlerle ilgili paylaşımı bildiklerinin ve kabul ettiklerinin açık kanıtı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, sayı çokluğunun değer çokluğu anlamına gelmeyeceğini, davacıların paylarının karşılığını fazlasıyla aldıklarını, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat isteklerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 506 ncı maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 ve 3 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 189,15 TL temyiz harcının davacılardan, 3.907,76 TL temyiz harcının da davalılardan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.