Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2258 K.2025/6098
3. Hukuk Dairesi 2025/2258 E. , 2025/6098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/22 E., 2023/328 K.
Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ...in mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığını, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun (926 sayılı Kanun) 112. maddesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğretim, Eğitim ve Yerleştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik (Yönetmelik) gereğince öğrenim, eğitim, yerleştirme ve kurs masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak faizi ile alınması gerektiğini, Kanunun 112. maddenin (b) bendi gereği; yabancı memleketlerde öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak amacı ile gitmiş olanlardan durumları belirtilen fıkralar hükümlerine uyanlar hakkında o fıkra hükümleri uygulanmakla birlikte orada bulundukları süre içinde aldıkları aylık ve Devletçe yapılan masrafların dört katı ayrıca tazminat olarak alınacağını, davalı ...'in TSK'den 26.11.2011 tarihli ve 2011/10-316 kararname gereğince 5.789 günlük noksan hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılmasından dolayı kendisi için ilgili kamun ve yönetmelik esaslarına uygun olarak havi tazminat borcunun hesaplandığını ileri sürerek; şimdilik 1.302.868,35 TL alacağın sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili ...... yönünden davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ...in kıdemli yüzbaşı olduğunu, borçlanma şartları yerine getirildiğinden davacı tarafça yapılan masrafların tahsilinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararıyla; davalı ...'in yüklenme senedinde yer alan taahhüdü oğlu ...in subay çıkmasına kadar olan süreyi kapsadığı, davalı ...'in ise subay olarak çıktığı, davalı ... 'in 5.241 gün TSK'da bulunduğu, bu dönemler için davacının herhangi bir tazminat isteminde bulunamayacağı, davacının davalıdan yurt dışında bulunduğu sürelerde yapılan masrafların 4 katı tutarında yasal faizi ile birlikte cezai şart tazminatı talep etmesinin 926 sayılı Kanunun 112. maddesi ile Yönetmelik'in 5/c maddesi hükümlerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle; davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 202.537,58 TL asıl alacak ile 145.374,64 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 347.914,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 08.04.2021 tarihli ilamıyla; davacının sair temyiz itirazları reddedilerek, 926 sayılı Kanunun 112/4. maddesi metninde yer alan "durumları yukarıdaki fıkralar hükümlerine uyanlar" ibaresinden maddenin 1., 2. ve 3. fıkralarının tamamının anlaşılması gerektiği, bu nedenle Mahkemece, davalı ...'in mecburi hizmet süresini tamamlamadan ilişiğinin kesilmiş olması nedeniyle söz konusu maddenin 1. fıkrasında düzenlenen durum kapsamında bulunması karşısında, davalı ...'in yurt dışında bulunduğu süre içerisinde kendisine yapılan masrafların 4 katı cezai şarttan sorumlu tutulması(yurtdışı eğitim tutarları noksan hizmet süresine orantılanmalı) gerektiği dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, davalının Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu öğrenimi için yüklenmiş olduğu asıl zorunlu hizmet süresini tamamlaması nedeniyle mecburi hizmet süresinin 926 sayılı Kanunun 113. maddesinin (b) bendi gereğince uzadığının anlaşıldığı, davalının Deniz Lisesi ve Deniz Harp Okulu öğrenimi için yapılan masrafların hesap edilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan 11.01.2012 tarihinde TSK'dan re'sen ilişiği kesilen davalı ...'in 926 sayılı Kanunun 112/3 maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen "istifa etmiş sayılanlardan" olmayıp, yurt dışı eğitim ve ihtisasının 112/4 maddesi kapsamında 4 kat cezai şarta tabi olduğu, Yönetmelik'in 5/a maddesinde sayılan maliyet kalemleri esas alınarak 1.272.356,30 TL cezai şart-okul-kurs masraf alacağı ve 115.683,56 TL eksik kalan yükümlülük alacağı olmak üzere toplam alacağın 1.388.039,86 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle; davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak toplam alacağın 1.302.868,35 TL olarak bulunduğu gerekçesiyle; davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak toplam 1.302.868,35 TL alacağın sarf tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
Dairenin 13.01.2025 tarihli ilamıyla; yurt dışı aylıkları yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş hususlar incelenemeyeceğinden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddedildiği belirtilerek, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; davalı ...'in yurt dışında bulunduğu süre içerisinde kendisine yapılan masrafların 4 katı cezai şarttan sorumlu tutulması (yurt dışı eğitim tutarları noksan hizmet süresine orantılanmalı) gerektiği belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 926 sayılı Kanunun 113/g maddesi dikkate alınmaksızın, eğitime bağlı olarak uzayan yükümlülük süresinin 8 yıldan fazla hesaplandığı, cezai şartın ise yurt dışı masraflarına yükümlülük süresinin eksik kalan kısmına dair oran uygulanmaksızın toplam masraf üzerinden belirlenmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; davalı ...'in de hükmedilen tazminattan sorumlu olduğunu belirterek, Mahkeme bozma ilamının kaldırılarak kararın bu gerekçeyle bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; müvekkili ...in görevden istifa etmediğini, istifa edenlerden de sayılamayacağını, ancak bozma ilamında müvekkilinin istifa ettiğinin kabul edildiğini, müvekkilinin hatalı olarak dört kat cezai şarttan sorumlu tutulduğunu, 926 sayılı Kanunun 1 12... . maddelerine aykırı olarak kaynakları ve düzenlemeleri iki farklı yükümlülük süresinin tek bir yükümlülük olarak kabul edilmesinin maddi olgularla da çeliştiğini, müvekkilinin görevden ilişiğinin re'sen emekliye sevkedilmek suretiyle kesildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yurt dışı aylıkların davacı tarafından daha önceden hesaplandığını ve talep edilen alacak miktarı içinde yer aldığını, bilirkişi raporunda yurt dışı aylıklarının da hesaplamaya dahil edilmiş olması nedeniyle mükerrer hale geldiğini belirterek, Mahkeme bozma ilamının kaldırılarak kararın bu gerekçelerle bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 926 sayılı Kanundan kaynaklanan eğitim ve öğretim alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda yer verilen gerekçeye ve özellikle bozma ilamı ile kesinleşen hususların yeniden değerlendirilememesi, eğitime bağlı olarak uzayan yükümlülük süresinin 926 sayılı Kanunun 113/g maddesi dikkate alınmaksızın hesaplanması, toplam masraf üzerinden cezai şartın belirlenmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyen davacıya yükletilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.