Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2009 K.2025/5366

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2009 📋 K. 2025/5366 📅 17.11.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/2009 E.  ,  2025/5366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1925 E., 2024/2277 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/697 E., 2024/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2011 senesinde sağlık alanında davalı ile birlikte çalışmaya başladığını, müvekkilinin Irak Sağlık Bakanlığındaki bağlantıları ile Türkiye'de sağlık hizmeti görecek müşteriler bulacağını, davalının ise Türkiye'deki bağlantılarını kullanarak gelen müşterilerin Türkiye'deki hastanelerde sağlık hizmeti görmelerini sağlayacağını, davalı taraf Türkiye'ye gelen müşterilerin sağlık hizmeti görmesi için ... Hastaneleri ve Medicina Sağlık Grubu Hastaneleri ile anlaştığını, bu noktada davalı ile davacı arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan bedelin ise kazanılan her paranın %1.2'sinin müvekkiline davalı tarafından verilmesi yönünde olduğunu, her iki taraf da bu noktada karşılıklı ortak iradeye sahip olduğunu, bu ilişkiyi 2015 senesine kadar da sürdürdüğünü, 2012 senesinin ilk aylarından itibaren müvekkili ile davalı arasında da birçok para transferi gerçekleştiğini, davacı ile davalı arasında yazısız komisyonculuk sözleşmesi mevcut olduğunu, ancak 2015 senesinde davalının hastaneler ile sözleşmesinin sona erdiğini ve davalının hastaneler ile kendi aralarında yapmış oldukları sözleşmeye göre davalıya ödemeleri gereken ücreti ödemediklerini, davalının müvekkiline son ödemelerden kaynaklı ödemesi gereken komisyon miktarının 70.000 Dolar kadar olduğunu, ancak davalı taraf hiçbir şekilde bunu ödemeye yanaşmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik yasal faiziyle birlikte 1.000 Doların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkiline husumet düşmediğini, davacı ile arasında sözleşme ilişkisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... ile davalı ... arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davacının sözleşme ilişkisinin davalının o dönemde yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... ABG Yönetim Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. (Eski Ünvanları: ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi, ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi) ile olduğu, davalının pasif husumetinin bulunmadığı, davanın dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'ın dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, daha sonra paylarını üçüncü kişiye devrettiği ve bu kişiyle birlikte şirket yetkilisi olarak görevine devam ettiği, dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacıya yapılan komisyon ödemelerinin dava dışı şirket tarafından yapıldığının belirtildiği, dolayısıyla davacının alacağına dayanak yapılan komisyonculuk sözleşmesinin tarafının davalı gerçek şahıs olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dışı şirket ile müvekkil arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davalının müvekkil ile şahsi hesaplar üzerinden mailleştiğini, devam eden maillerde ödemeleri yaptığını şahsi mail hesabından bildirdiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komisyon ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, mevcut delil durumuna göre davacı tarafından simsarlık sözleşmesinin kurulduğunun dosya kapsamı ile ispatlanamadığının, davalı tarafından ödeme yapıldığına dair dekont, fatura vb. belgelerin dosyaya sunulmadığının, ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.