Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2030 K.2025/5288

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2030 📋 K. 2025/5288 📅 06.11.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/2030 E.  ,  2025/5288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/176 E., 2020/553 K.
DAVA TARİHİ : 17.07.2013
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının TSK emrinde uzman erbaş olarak çalışmakta iken 09.05.2011 tarihi itibarıyla iki ay boyunca istirahat raporu ve müteakiben 20.07.2011 tarihi itibarıyla da TSK'da görev yapamaz raporu aldığını, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 10. maddesi ile Uzman Erbaş Yönergesi hükümleri gereğince, uzman erbaşların istirahat süresinin tedavi süresi hariç bir sözleşme yılı içerisinde 3 ayı geçemeyeceğini, davalının istirahat süresinin 3 ayı geçmesi sebebi ile sözleşmesinin 21.08.2011 tarihi itibarıyla feshedildiğini, buna karşın davalıya çalışmadığı süreler için maaş ödemesi yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya 2011 yılı Ağustos ve Eylül ayları için fazladan yapılan 4.169,67 TL ödemenin, davalının görevle ilişiğinin kesildiği 21.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; rapor kesinleşmeden hakkında böyle bir işlem tesis edilemeyeceğini, ayrıca kendisinin bu rapor kesinleşinceye kadarki geçen süreçte izinli sayılması gerektiğini ve bu sürede kendisine bir görev verilemeyeceğini, bu sürenin istirahat süresinden sayılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.09.2014 tarihli kararıyla; davacının TSK'da görev yapamayacağına ilişkin olarak düzenlenen ön raporda davacının istirahatli olduğu veya hava değişimi aldığına dair ibare bulunmadığı, davacının yalnızca ameliyat sonrası iki ay istirahat raporu aldığı, bunun yanında davacı Kurum tarafından kati rapor beklenmeden işlem yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairemizin 15.03.2016 tarihli ilamıyla; dava konusu sözleşmenin feshi (ilişik kesme) işlemine karşı davalı tarafça idari yargıda bir iptal davası açılmadığı ve söz konusu idari işlem iptal edilmediği sürece taraflar arasında hukuken geçerli olacağı, idari işlemin tarafları bağlayacağı, Mahkemece idari anlamda taraflar arasında halen geçerliliğini koruyan bir idari işlemin var olduğu göz önüne alınarak, konunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle, dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek davalıya yapılan yersiz ödeme miktarının tespit edildikten sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 22.11.2018 tarihli kararıyla; her ne kadar davalı tarafından bozmadan sonra bir idari dava açıldığı belirtilmiş ise de, bu davada herhangi bir yürütmenin durdurulması kararı verilmediği, davacı Bakanlığın usulü kazanılmış hakkı da nazara alınarak işbu dava sonucunun beklenilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 4.115,07 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce verilen 24.04.2019 tarihli ilamla; bozma kararından sonra idari yargıda işlemin iptaline yönelik olarak dava açıldığı anlaşıldığından, idare mahkemesindeki davanın bekletici mesele yapılması ve verilen karar değerlendirilerek hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ankara 14. İdare Mahkemesinin 2019/1249 E., 2019/1545 K. sayılı dosyası ile davacı ... tarafından davalı ... aleyhine malulen emekliliğe sevk neticesinde sözleşmesi feshedildiğine ilişkin işlemin iptaline ilişkin açılan dava sonucunda, 04.07.2019 tarihinde süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, hükmün Danıştay tarafından onararak 07.09.2020 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, davalının idari yargıdaki başvurusunun olumsuz neticelendiği, bilirkişiye yaptırılan hesaplama sonucunda davalıya 4.115,07 TL fazla ödendiğinin tespit edildiği, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 4.115,07 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl; bilirkişi raporundaki değerlendirme, bozma kararı öncesi verilen kararın gerekçesi ve Kanun ile Yönetmelik maddelerindeki açık hükümler nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, malulen emekliye sevk işlemlerinin 31.01.2012 tarihinde tamamlandığının tespit edildiğini, Kanunda emekliye ayrılma halinde peşin ödenen aylığın geri alınamayacağının açıkça yer aldığını, bu nedenle dava konusu edilen maaşların istirdat edilemeyeceğini, ayrıca rapor kesinleşmeden hakkında böyle bir işlem tesis edilemeyeceğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıya fazladan yapıldığı iddia olunan maaş ödemesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma ilamı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, bozma ilamında belirtildiği üzere, idare mahkemesinde davalı tarafından açılan davanın bekletici mesele yapıldığı ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, dava konusu idari işlem iptal edilmediğinden tarafları bağladığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıya yapılan yersiz ödeme miktarının hesaplandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşıldığından, davalının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.