Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6219 K.2023/7551

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6219 📋 K. 2023/7551 📅 18.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6219 E.  ,  2023/7551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/735 E., 2022/780 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/51 E., 2022/49 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Köyü 102 ada 6 parsel sayılı taşınmaz davalı adına kayıtlı olsa da taşınmaz içerisine yaklaşık 4,5 dönümlük kısmın aslında davacıya ait olduğunu, bu kısmın davacının dedesi ...'dan babası ...'a, onun da ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, tarlanın evveliyatında 4 parça halinde ve sınırları birbirinden ayrı olarak kullanıldığını ve halihazırda da bu şekilde kullanıldığını, mirasbırakan ... öldüğünde henüz köyde tapu kadastro çalışmalarının başlamadığını ve mirasbırakandan kalan tapusuz taşınmazların mirasçıları arasında paylaşıldığını, bu paylaşım sonucu 4 parçadan 1'i olmak üzere 4,5 dönümlük kısmın davacıya düştüğünü, davalının toplam hakkının 7000 m² olduğunu, bu yerin 3500 m²'sini ...'dan, 3500 m²'sini ...'dan aldığını, geriye kalan 4500 m²'lik yerin davacıya ait olduğunu, davacının hissesine 3500 m²'lik yer düştüğünü, bunun yanında davacı tarafından 1000 m²'lik satın aldığı yerin de davalı adına tespit edildiğini, bu şekilde davacının 4500 m²'lik taşınmazının davalı adına tespit edildiğini, kadastro çalışmalarında mirasın paylaşımına ilişkin senedi kadastro görevlilerine vermelerine rağmen onlar tarafından uygulanmadığını, belirterek davalıya ait 4,5 dönümlük bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, 102 ada 6 parselde kayıtlı taşınmazını kaynı Mahmut Hilmi Kul'dan 17.07.2007 tarihinde 1.000,00 TL karşılığında satın alıp zilyetliğini devraldığını, tapuya itimat ederek 11530 m² olarak aldığını ve malik sıfatıyla yıllardır kullandığını, iyi niyetli 3. kişi olduğunu belirterek davacının davasının reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2020 tarih 2016/374 Esas 2020/127 Karar sayılı kararıyla ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeniden keşif yapılması gerektiğini delilleriyle ortaya koymasına rağmen Mahkemenin hukuka aykırı bir gerekçeyle yeniden keşif yapılması yönündeki talebini reddettiğini, alınan 04.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporuyla sabit olmasına rağmen Mahkemece delillerin ve raporun hatalı şekilde değerlendirilmesi nedeniyle sübut bulan haklı davasının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, dava konusu taşınmazın tamamının 14 dönüm olup, kadastro öncesi miras paylaşımı yapıldığını, müvekkili ve kardeşlerinin kadastro gelmeden önce babadan kalma mirası paylaşmak için aralarında miras paylaşım senedi yaptıklarını, bu yerin kura sonucu müvekkiline düştüğünü, müvekkilinin de yerini teslim alarak icara vermek suretiyle kullandığını, müvekkilinin kadastro esnasında köyde olmadığını, bu nedenle de kendisine ait toplamda 4.500 m²'lik yerin yolsuz şekilde ... adına yazıldığını bilemediğini, kendisine ait bu yerin ... adına yazıldığını öğrendiğinde yerini kendisine iade etmesini istediğini, keşifte dinlenen tanıkların iddialarını doğruladığını, bu tanıkların beyanlarının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, keşif üzerine yapılan fen bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu, dosya kapsamında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarda, müvekkilinin dedesinden kalma 14 dönümlük kök taşınmazın esas alınarak yeniden bir keşif yapılması gerektiğini, dosyanın henüz karar verilecek yeterlilikte olmayıp gerekli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Mahkemenin 16.10.2020 tarih 2016/374 Esas 2020/127 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarih 2021/55 E-83 K sayılı kararıyla; "mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çelişkili olup bu çelişkinin keşif mahallinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmadığı, bu durumda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, taşınmazın davalı tarafından kadastro tespit gününden önce satın alındığının belirtilmesi halinde davalının taşınmazı hangi tarihte ve kimden satın aldığı, satın aldıktan sonra taşınmazın zilyetliğini teslim alıp almadığı, davalının satın aldığı kişi ile davacılar arasında mirasçılık ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacı adına tespit gören 102 ada 12 parsel sayılı taşınmazın edinme nedeninde, öncesinde Bekir oğlu Süleyman Kul’un ceddinden intikal eden taşınmaz olup davacıya 2006 yılında satılarak zilyetliğinin devredildiği yazılı olduğundan ve davacı tarafından Süleyman Kul’dan satın aldığına dair senede dayanıldığından bu senet 12 parsele uygulanıp dava konusu yeri ne olarak okuduğunun belirlenmesi" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dava konusu 102 Ada 6 Parsel sayılı taşınmazın babasından kaldığı ve kendisinin bu taşınmazda hakkı olduğu ispat edilemediğinden davacıya yemin delili hatırlatıldığı, davacı tarafından yemin deliline dayanılmadığının beyan edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3.Davacı vekili aynı iddialarla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
4.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda davacının zilyetliğinin olmamasına ve davacının dayandığı senette satın aldığı taşınmaz miktarının belli olmamasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği, davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hmk'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Kadastro sonucu Yozgat İli Sarıkaya İlçesi ... Köyü 102 ada 6 parsel sayılı 11.1531,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 17.07.2007 tarihinde kayden satış suretiyle davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.