Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1465 K.2025/5084

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1465 📋 K. 2025/5084 📅 23.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1465 E.  ,  2025/5084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/233 E., 2023/298 K.
Mahkeme kararının asli müdahiller ... ve ... vekilleri ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın asli müdahiller ... ve ... vekilleri ile davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin .. İl Jandarma Komutanlığının 2013-2014 yılı ısınma döneminde kullanılmak üzere kömür alım ihalesine iştirak ettiğini ve 02.07.2013 tarihinde işin müvekkili şirketin uhdesinde kaldığını, ihaleyi alması sonucu müvekkili şirket ile davalı arasında 23.09.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili şirketin davalıya 3.250 ton kömür teslim edeceği ve karşılığında da davalı tarafın müvekkili şirkete 1.163.500,00 TL ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin davalı İl Jandarma Komutanlığına ve bağlı birimleri olan tüm İlçe Jandarma Komutanlıklarına ve karakollarına sözleşmeye konu kömürü teslim ettiğini, davalının kömürden usule aykırı bir şekilde numune alıp analize gönderdiğini ve sonucunda sözleşme kriterlerini taşımadığını ileri sürerek sözleşmeyi feshettiğini, ancak usule uygun yapılan analizler sonucunda kömürün sözleşme kriterlerine uygun olduğunun ortaya çıktığını, sözleşme feshedildiğinden dolayı müvekkili şirketin sözleşme bedeli olan 1.163.500,00 TL zararı bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.163.500,00 TL kömür bedelinin, ayrıca sözleşmede belirtilen ve Hazineye gelir kaydedilen teminat olarak yatırdıkları 71.000,00 TL'nin sözleşmenin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı şirketin müvekkili idareye teslim ettiği sözleşme konusu 3.250 ton kömürün sözleşme ve eki ihale dökümanında belirtilen nitelikleri haiz olmadığını, yaptırılan iki ayrı analiz sonucunda sözleşmeye konu kömürün Sözleşme ve eki Teknik Şartnamede öngörülen kuru bazda kül oranına uygun olmadığının belirlendiğini, müvekkilli idarenin sözleşme ve eki ihale dökümanında belirlenmiş niteliği taşınmayan kömür teslim eden davacı şirketin sözleşmesini ilgili mevzuat hükümleri gereğince feshettiğini ve mevzuat hükümlerine göre kesin teminatı gelir kaydettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 02.11.2015 tarihli kararla; mahalinde yapılan keşif sonucunda alınan numuneler üzerinde teknik analiz yapılması ve söz konusu kömürün sözleşme ve şartnamedeki nitelikleri taşıyıp taşımadığının belirlenmesi amacıyla Ankara Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğüne söz konusu numunelerin gönderildiği, yapılan teknik analiz sonucunda 11.09.2015 tarihli rapor ile numunelerin kül oranının %5.94 olduğunun belirtildiği ve bu oranın Teknik Şartnameye ve taraflar arasındaki Kömür, Isınma Amaçlı, Tip-1 Nakliye Dahil Mal Alımına ait 23... tarih ve 67 numaralı sözleşme şartlarına uygun olduğu, yargılama sırasında davacı tarafından 22.09.2015 tarihli temlik sözleşmesiyle davacı tarafından davaya konu alacığın ...'e temlik edildiği, buna ilişkin temlik sözleşmesinin ve temellük eden ... vekilinin vekaletnamesinin dosyaya sunulduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne sözleşme bedeli olan 1.163.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, sözleşmede belirtilen ve Hazineye gelir kaydedilen teminat tutarı olan 71.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ilamıyla; Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 183 vd. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) ilgili maddeleri ve sözleşme hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmadan ...'e davacı sıfatı tanınarak hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, esas yönünden ise davalının ayıplı mala ilişkin iddia ve savunmasının öncelikle sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen yöntem gereğince belirlenip olayın açıklığa kavuşturulması gerektiği, sözleşme ve teknik şartnameye uyulmamış ise davacının iddiası doğrultusunda ayıbın teknik yönden usulünce incelenmesi gerektiği halde sadece analiz raporu alınarak ve bu rapor davalıya tebliğ edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece, sözleşme ve teknik şartnamede öngörülen usul tek tek irdelenip bunun sonucuna göre yeniden inceleme yapılıp yapılmayacağının ve bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının takdir edilmesi, yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği kanısına varılması halinde ise konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.06.2018 tarihli kararla; Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/52 Esas sayılı dosyasının talep üzerine dosyaya celbedildiği, dava konusu kömürlere ilişkin analiz raporları hakkında davacı için olumlu rapor çıkartılması için Maden Tetkik Arama Enstitüsü görevlisinin rüşvet talep ettiği ve suçüstü yapılmak suretiyle hakkında iddianeme düzenlendiği,
bu şekilde davacının uzun süre mağdur edildiğinin görüldüğü, davalı .. İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak dava konusu 23.09.2013 tarihli sözleşme ile alınan kömürün ne kadarının kullanıldığının sorulduğu, gelen yazı cevabında teslimi yapılan kömürlerin 25 kg'lık naylon çuvallar içerisinde dışarıda istiflendiği, üzerinden 5 yıl gibi uzun bir süre geçtiği, hava koşulları (sıcak ve soğuk) nedeniyle naylon çuvalların özelliklerini yitirdiği, kömürlerin torba içerisinde bulunmadığı, çuvalların yırtılması sebebiyle döküm halinde bulunduğundan sayım ve tartı işlemlerinin tam ve sağlıklı olarak yapılmadığı, kullanılan ortalama kömür miktarının ekli listede listelendiğinin belirtildiği, dava konusu kömürün 793 tonunun kullanıldığı, 2145 tonunun ise kullanılmadığının anlaşıldığı, sözleşmeden kaynaklanan borcun ifa edilmiş olması ve kömürlerin yaklaşık olarak %26' sının kullanılmış olması nedeni ile fesih hakkının kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, sözleşmenin sona erdirilmesi haklı görülemeyeceğinden sözleşmenin ayakta tutulması gerektiği, bozma sonrası .. İl Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkere cevabından da anlaşılacağı üzere sözleşmeye konu kömürün dışarıda açıkta bulunması, hava şartlarına göre kış ayları aşırı soğuk ve yaz ayları ise aşırı sıcak geçip sözleşmenin üzerinden uzunca zaman geçtiği de nazara alındığında kömürden bu aşamada yeniden numune alınmasının dosyanın içeriğine hiç bir katkısı olmayacağı, bu aşamada ayıplı mal nedeni ile sözleşmenin feshinin hakkaniyete aykırı olacağı, ancak bedel tenzili istenebileceği, ancak davalı tarafın böyle bir talebi olmadığından taleple bağlılık ilkesi gereği bu hususun değerlendirilemeyeceği, bozma ilamının birinci bendi uyarınca yapılan değerlendirmede ise dava konusu 23.09.2013 tarihli sözleşmenin "sözleşmenin devir şartları" başlıklı (32.) maddesinde "Sözleşme, zorunlu hallerde ihale yetkilisinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir." şeklinde akdedildiği, 6098 sayılı Kanun'un 183. maddesinin "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir." şeklinde olduğu, taraflar arasında sözleşme ile ancak ihale yetkilisinin yazılı izni ile alacağın devredilebileceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında sözleşmeden doğan alacağın devri yasağı söz konusu olup dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere ihale yetkilisi olan davalıdan böyle bir yazılı izin alınmadığı anlaşılmakla alacağın devri sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, sözleşme bedeli olan 1.163.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, sözleşmede belirtilen ve ..ye gelir kaydedilen teminat tutarı olan 71.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, asli müdahillerin taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asli müdahiller ..., ..., ... ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece verilen 16.12.2020 tarihli ilamla; karar başlığında asli müdahil olarak adları geçen ve asli müdahil olarak kabul edilen davacılar yönünden Mahkemece 6098 sayılı Kanunun 183 vd. maddeleri ile ilamda açıklanan 6100 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre bir değerlendirme yapılmadan anılan müdahale talep eden şahıslara davacı sıfatı tanınarak haklarında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında da belirtildiği üzere asli müdahil olarak adları geçen .., ..., ., ....Ltd. Şti. ve ...'ın dosya Yargıtay aşamasında temyiz incelemesindeyken 21.02.2017 tarihinde Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi Başkanlığına verdikleri dilekçeler ile müdahil olma talebinde bulundukları, dosyada asli müdahil olarak kayıtlı olan .., ., .., .. Ltd. Şti. ve ...'a asli müdahale talebine esas harçları ikmal etmek üzere ve her bir asli müdahil talebinde bulunanlar yönünden ayrı ayrı olmak üzere (başvurma harcı ve dava değeri üzerinden gösterilen bedel harç üzerinden alınacak nisbi harcın) 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 11... . maddeleri gereği yatırmak üzere ihtaratlı kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen .., .., .., ... Ltd. Şti. tarafından dava değeri üzerinden gösterilen bedel harç üzerinden nisbi harcın yatırılmadığı, müdahale talebinde bulunan ... tarafından temlik edildiği beyan edilen miktar üzerinden nisbi harcın tamamlandığı, kesin süreye rağmen
.., .., .. Ltd. Şti. tarafından dava değeri üzerinden gösterilen bedel harç üzerinden nisbi harcın yatırılmadığından müdahale taleplerinin reddi gerektiği, yargılama aşamasında .. .. Madencilik A.Ş. vekili tarafından davacı yanında müdahale talebinde bulunulmuşsa da gerekli başvuru ve peşin harcın yatırılmadığı, bozma ilamının birinci bendi doğrultusunda Mahkemece 6098 sayılı Kanunun 183 vd. maddeleri ile 6100 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve sözleşme hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmasının istendiği, dava konusu 23.09.2013 tarihli sözleşmenin "Sözleşmenin Devir Şartları" başlıklı (32.) maddesinde "Sözleşme, zorunlu hallerde ihale yetkilisinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir." şeklinde akdedildiği, 6098 sayılı Kanunun 183. maddesinin "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir." şeklinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ancak ihale yetkilisinin yazılı izni ile alacağın devredilebileceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında sözleşmeden doğan alacağın devri yasağı söz konusu olup, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere ihale yetkilisi olan davalıdan böyle bir yazılı izin alınmadığından davacı şirket tarafından ... ve ...'a yapılan temliklerin geçersiz olduğu, bu nedenle de asli müdahiller tarafından sunulan alacağın devri sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, sözleşme bedeli olan 1.163.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, sözleşmede belirtilen ve ..ye gelir kaydedilen teminat tutarı olan 71.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, asli müdahiller ..., ...,. ve .. Ltd. Şti.'nin müdahale taleplerinin reddine, .. Enerji Madencilik A.Ş. vekilinin davacı yanında müdahale talebinin reddine karar verilmiş, karar süresi içinde asli müdahiller ... ve ... vekilleri ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
Dairenin 21.11.2024 tarihli ilamıyla, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asli müdahiller ... ve ... vekilleri ile davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
1. Davalı vekili; davacı tarafından müvekkil İdareye teslim edilmiş olan kömürlerin sözleşme ekinde yer alan teknik şartnameye uygun olmadığını, Mahkeme tarafından yapılan delil tespitinde kömür numunelerinin yalnızca .. İl Jandarma Komutanlığından alınmış olması sebebiyle numuneler tüm birliklere dağıtılan kömürleri temsil etmediğini, kömürlerin gerçek kül oranını göstermediğini, ayrıca kömürleri teslim etmesinden 1 yıldan daha uzun süre sonra kömürler üzerinde yapılan test ve analiz sonucuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, kömür zamanla özelliğinde değişiklik meydana gelen madde olduğundan 11.09.2015 tarihinde yapılan analiz sonuçlarının karara esas alınmasının hakkaniyetli olmadığını, kömürlerin açık havada saklanması nedeniyle kömürlerin deformasyona uğramasında davacının kusurunun olduğunu, kömürlerin teknik şartnameye uygun olmadığının tespiti üzerine derhal davacı şirkete bildirildiğini, ancak davacı ayıplı kömürleri teslim almadığını, ayıpsızı teslim etmediğini, .. hava şartları nedeniyle bir an önce kömür alınması gerektiğinden haklı olarak davacıyla yapılan kömür alım sözleşmesinin feshedildiğini savunarak, kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
2. Asli müdahil ... vekili; temlik sözleşmesinin geçersiz sayılmasının hatalı olduğunu, dava konusunun devredildiğini, davacı şirketin davaya konu sözleşme neticesinde edimini yerine getirmek karşılığında tahsil etmeye hak kazandığı alacağının bir kısmını müvekkile devrettiğini, müvekkile sözleşmenin devri gibi bir durum söz konusu olmadığı için dava konusu 23.09.2013 tarihli sözleşmenin "sözleşmenin devir şartları" başlıklı 32. maddesinde "sözleşme, zorunlu hallerde ihale yetkilisinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir." şeklinde açıkça düzenlendiğini, sözleşmede yer alan devir yasağı sözleşmenin komple hak ve yükümlülükler ile birlikte devrine ilişkin olup sözleşme neticesinde sözleşmeye konu edimin ifasıyla (kömür teslimi) hak kazanılan bedelin temlik edilmesine ilişkin bir yasak söz konusu olmadığını, bu sebepten dolayı müvekkilin temlik hakkının korunması ve karar altına alınması gerektiğini, dava konusunun devri alacağın temlikinden farklı olduğunu, dava konusunun devrinin dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlendiğini, bu hükme göre devralan üçüncü kişinin hukuk gereği ( .. ) davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği gerekçesiyle devralan kişinin kendiliğinden davacı yerine geçerek davaya kaldığı yerden devam olunacağını, bunun için davalının bu konuda karar vermesi veya devralan üçüncü kişinin davacı yerine geçmesi için onayı aranmayacağını, temlik sözleşmesi gereğince müvekkilin .. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde yürütülen dava konusunu bir kısmını devraldığı ve dosyaya davacı sıfatıyla devam etmesi gerektiğini, dava konusunun devrine ilişkin temlik sözleşmesi yapılmış olmasına karşılık, sözleşmenin devir şartlarına ilişkin madde uyarınca değerlendirme yapılarak hüküm kurulması hatalı olduğunu, kömür alım sözleşmesinin devri söz konusu olmadığını savunarak, kararın düzeltilmesini istemiştir.
3. Asli müdahil ... vekili; temlik sözleşmesinin geçersiz sayılmasının hatalı olduğunu, dava konusunun devrinin söz konusu olduğunu, kömür alımına ilişkin sözleşmenin karara dayanak gösterilen 32. maddesinde sözleşmenin devri düzenlenmiş olup gerek davacı ile müvekkili arasında yapılan gerek daha sonra müvekkili ile ... yakıt arasında yapılan temlik sözleşmelerinde sözleşmenin devri değil .. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan davanın konusu, bu davadaki hakların devredildiğini, söz konusu kömür alım sözleşmesindeki devre ilişkin sınırlama ise sözleşmenin devrine ilişkin olduğunu, müvekkilin 01.03.2019 tarihli temliknamesi ile davacıdan hem bu dava konusu hakları , davacı sıfatını hem de bu davada talep edilmeyen hak ve alacakları temlik aldığını, müvekkil tarafından temlik alınan hususun davanın konusu olduğunu, dava konusunun devrinin alacağın temlikinden farklı olduğunu, 6100 sayılı HMK 125. maddesinde düzenlendiğini, bu maddeye göre davalının bu konuda karar vermesi veya devralan üçüncü kişinin davacı yerine geçmesi için onayı aranmayacağını, dava konusu şet dava açıldıktan sonra davacı tarafından başka bir kişiye devredilirse bu durumda devralmış olan kişi davacı yerine geçerek görülmekte olan davaya kaldığı yerden devam edeceğini savunarak, kararın düzeltilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmenin haksız fesih nedeniyle sözleşme bedeli ile gelir kaydedilen teminat tutarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğundan asli müdahiller ... ve ... vekilleri ile davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
I. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asli müdahiller ... ve ... vekilleri ile davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezalarının karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.