Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1608 K.2025/4805

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1608 📋 K. 2025/4805 📅 14.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1608 E.  ,  2025/4805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/460 E., 2025/79 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/276 E., 2022/445 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacılardan ..’in gebelik takibinin davalı hastanede yapıldığını, muayeneleri ve kontrollerini gerekli zamanlarda gerçekleştirdiklerini, gerekli testleri ve uygulamaları yaptırdıklarını, müvekkilinin 03.11.2018 tarihinde obstetrik ultrasonografi incelemeye alındığını, detaylı inceleme yapıldığını ve kalple ilgili bir sıkıntı olmadığının söylendiğini, bebek doğduğunda büyük arterlerin transpozisyonu, VSD ve aort koarktasyonu teşhisi konulduğunu, bu olaylara tamamen hazırlıksız yakalandıklarını, müvekkillerin maddi ve manevi zararlarının tazmini gerektiğini ileri sürerek, 100.000,00 TL manevi tazminatın, yapmış oldukları ekstra yol masrafları, tedavi masrafları ve ilaç masrafları olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tetkik esnasında ultrasonografinin fetustaki cilt hastalıklarını, bebekte varolan tüm genetik geçiş gösteren kalıtsal, tüm kalp hastalıkların ve kromozal hastalıkların tümünün ultrasnografi ile tespitinin mümkün olmadığı, ulstrasonografi ile doğumda mevcut olabilecek anormalliklerin sadece yarısının saptanabileceğini, bu nedene bebekte var olan anormalliklerin bir çoğunun saptanmamış olabileceği hususunun davacıya bildirildiğini ve ultrasonografi raporunda da bu hususların belirtildiğini, davacı ...'in hamilelik sürecinde, müvekkili hastanede yapılan tüm tıbbi işlemler ve müdahalelerin tıbbi yönergeler ile uyumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...’in gebelik döneminde gerekli takip, tetkik ve tedavilerinin tıbben uygun olarak yapıldığı, bebekte doğumdan sonra tespit edilen kalp anomalilerin intrauterin USG tetkiklerinde tespit edilememesinin tıbbi hata olarak değerlendirilemeyeceği, davacının takip ve tedavisine katılan doktorun tıbbi uygulama hatası bulunmadığının Mahkemece alınan heyet bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Mahkemece aldırılan ATK 7. İhtisas Kurulu'nun raporunda, davacı anneye gebelik döneminde gerekli takip, tetkik ve tedavilerin tıbben uygun olarak yapıldığı, intrauterin dönemde fetal kardiyak anormalilerinin ancak bu konuda uzmanlaşmış olan fetal ekokardiyografi yapabilen pediyatrik kardiyoloji ve perinatoloji uzmanları tarafından tespit edilebileceği, dolayısıyla somut olayda bebekte doğumdan sonra tespit edilen kalp anormalliklerinin intrauterin USG tetkikinde tespit edilmemesinin tıbbi hata olarak değerlendirilmeyeceği, davalı hastanenin hatasının bulunmadığının belirtildiği, itiraz üzerine mahkemece alınan heyet raporunda da radyoloji uzmanı tarafından yapılan obstetrik ultrasonografi incelemesinde fetal kalbe ait tüm patolojilerin tespit edilmesinin mümkün olmayabileceği, bu durumun tıbbi hata olarak nitelendirilmeyeceğinin belirtildiği, bu durumda davalı hastanede dava dışı doktor tarafından yapılan işlemin tıp kurallarına uygun olduğunun, dosya içinde yer alan ve birbirini teyit eden bilirkişi kurulu raporları ile sabit olduğu, anılan raporların dosya kapsamına uygun, yeterli olduğu ve tarafların itirazlarının karşılandığı, dolayısıyla hastanın takip ve tedavisini yapan davalı hastanenin bir kusur ve özensizliğinin bulunmadığı, bu yönde Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu ancak davacı tarafça dava dilekçesinde, davalı hastanede yapılan obstetrik ultrasonografide doğum öncesi mevcut tüm anormalliklerin ve bebekte mevcut kalp rahatsızlığının tespitinin gerektiği, buna ilişkin davalı hastanenin internet sitesinde cihaz tanıtımlarının yapıldığı ileri sürülerek talepte bulunulduğu, dava konusu raporun alt kısmında okunabilecek şekilde, yeterli büyüklükteki harflerle not olarak "ultrasonografi ile doğumda mevcut olabilecek anormalliklerin sadece yarısının saptanabileceği, bu nedenle bebekte var olan anormalliklerin bir çoğunun saptanmamış olmasının normal olduğu..." belirtilmekte olup rapordaki bu ihtar ile davalı hastane tarafından yapılan incelemede tüm anormalliklerin saptanmayacak olduğunun davacıya bildirildiğinin kabulü gerektiği, bu itibarla, davalı hastanede dava dışı doktor tarafından yapılan işlemin tıp kurallarına uygun olduğu, işlemde tıbbi bir hata olmadığı, rapor içeriğinde de bebekte var olan tüm anormalliklerin tespit edilemeyeceği hususun açıklandığı, netice olarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemekle birlikte kararın gerekçesinde kısmen hata olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalı tarafından kendi sitesinde de açıkladığı üzere çektirilen ultrason sayesinde, çocukta doğum öncesinde herşeyin görülebildiğinin söylendiğini, beklenen faydanın sağlanmadığını, bu hususta açıkça bilgilendirme yaptığını davalının kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporlarının denetime elverişli, birbiriyle uyumlu ve yeterli olduğu, bilirkişi raporlarında, bebekte doğumdan sonra tespit edilen kalp anomalilerin intrauterin USG tetkiklerinde tespit edilememesinin tıbbi hata olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği, davalı hastanede yapılan obstetrik ultrasonografi (2. Düzey Anomali Taraması) raporunda, ultrasonografi ile doğumda mevcut olabilecek anormalliklerin sadece yarısının saptanabileceğinin açıkça yazılmış olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.